Münih’te 30 bin kişi Yeni Polis Yasası’na karşı yürüdü

Almanya’nın Bavyera eyaletinde muhafazakar Hısristiyan Sosyan Birlik (CSU) tarafından hazırlanan ve parlamentodan geçirilen yeni Polis Yasası’na karşı perşembe günü Münih’te yapılan gösteriye 30 bin kişi katıldı. Yoğun katılım nedeniyle Marienplatz’da yapılması planlanan başlangıç mitingi iptal edildi. Polisin geniş güvenlik önlemi aldığı gösteriye katılım beklenen çok üzerinde oldu.

Pankart ve dövizlere yeni Polis Yasası’nın temel hak ve özgürlükleri yok edeceğine dair sloganlar yazılırken, hükümete yasayı derhal geri çekme çağrısı yapıldı. Katılımın beklenen çok üzerinde olması, halk arasında özgürlüklerin yok edileceği konusundaki endişelerin yüksek olduğu şeklinde değerlendirildi.

90 kadar örgüt ve kurumun içinde yer aldığı inisiyatin çağrısı yapılan gösteriye sendikalar da katıldı. Ayrıca gençlik örgütleri ayrı bir kortej halinde yürüdü.

POLİS DEVLETİNE DOĞRU

CSU tarafından Bavyera’da uygulamaya koyduğu Almanya’da polis devletinde gidiş konusunda bir örnek teşkil ediyor. Önümüzdeki Eylül ayında yapılacak parlamento seçimlerinde salt çoğunluğu kaybetmenin endişesi içinde olan Eyalet Başbakanı Markus Söder, daha çok iş güvenlik, sığınmacılar ve Hıristiyanlık değerlerini korumayı öne çıkararak seçimleri kazanmayı planlıyor. Federal İçişleri Bakanı Horst Seehofer de aynı zamanda CSU’nun başkanı. O da ülke genelinde bu gerici politikalara destek veriyor ve diğer eyaletlerde de benzer adımların atılması için çaba yarcıyor. Bavyera’da hazırlanan yasada şimdiye kadar milliyetçi olduğu için kullanılmayan pek çok kavram meşru hale getirildi. Bunların başında ise “vatanı koruma” geliyor. Yeni Polis Yasası ile birçok hak yok ediliyor. Şüpheliler vücut tarayıcı, drone, kamera ve böcekle sürekli kontrol altında tutulması, ev hapsi, elektronik ayak bileği kelepçesi aracılığıyla 24 saat kontrol altında tutulması ve hiçbir dayanağı olmadan internet bilgilerinin araştırılması, değiştirilmesi veya silinmesine imkan sağlıyor. Ayrıca, Bavyera hükümeti polisin en küçük şüphede hakim kararı olmaksızın insanları tutuklayabileceği koşulları hazırlıyor. Yasayla polise üç ay boyunca istediği şeyi yapma hakkı veriliyor, ancak üç ay sonra hakim gözaltının uzatılıp uzatılmayacağına karar verme yetkisine sahip olacak.

Gözaltı süresinin sonsuza kadar uzatılabileceği eleştirileriyle karşılaşan bu madde, Bavyera Eyalet Parlamentosu’nda geçen yıl oylanarak kabul edildi. Şimdiki adımla polisin potansiyel tehlikeli olduğunu sadece tahmin ettiği bir kişiyi en az 3 ay hapse atabilmesi sağlanmış oluyor.

Polise bu şekilde geniş yetkiler tanıyan yasaya karşı eyaletteki partiler, sendikalar ve ilerici örgütler tarafından aylardır yapılan bilgilendirme toplantıları, kitlesel mitingle anlamlı bir protestoya dönüşmüş oldu.

Ancak buna rağmen eyalet hükümeti geri adım atma niyetinde olmadığını açıkladı. Eyalet İçişleri Bakanı Joachim Hermann yasa ile insanların kendilerini daha fazla güvende hissedeceğini ve kriminal olaylarda daha etkşli mücadelenin önünün açılacağını ileri sürdü. Yeşiller, SPD ve Sol Parti ise yasaya karşı anayasa mahkemesinde başvuruda bulunacaklarını açıkladılar. Her üç parti özgürlüklerin güvenlik adına feragat edilemeyeceğini vurguladılar. (Münih/EVRENSEL)