Türkiye

12 Eylül Anayasası’na da ‘AKP yaması’na da hayır!

Ihsan Çaralan Başbakan Erdoğan, “evet” mitinglerinde söz “evet” denmesine gelince; kendi amaçlarını saklıyor, sanki paketinde bunlar varmış gibi; “12 Eylül”, “özgürlükler” türünden “sembolleri” öne çıkarıyor. Örneğin “12 Eylül’le hesaplaşmak”tan söz ediyor ya da “Evet demek demokrasinin geliştirilmesine evet demektir” gibi aldatıcı paralellikler kuruyor. Hızını alamıyor Başbakan, 12 Eylül’ün cezaevlerinden, işkence hanelerinden geçen, geçemeyip yaşamını yitiren [...] [devam...]

İşçi sınıfı, kendisi ve tüm halk için sorumluluk taşır

A. Cihan Soylu Bir süreden beri, iç ve ‘dış’ sorunlar bağlantılı çok sayıda yeni gelisme toplumun gündemine girdi. Sermayenin temsilcileri, bu gelişmeleri “Türkiye tarihinde görülmemiş”(!) yenilikte olguların işareti olarak gösterdiler. İşçi sınıfı ve emekçiler ise, bu olay ve gelişmeler ile kendi hak, talep ve kurtuluşları arasındaki bağı yeterince güçlü biçimde kuramadılar ve sermaye cephesini püskürtecek [...] [devam...]

Kürt sorununun çözümü bu topraklar üzerindedir

Kürt sorununda gelişen yeni dönemi, çatışma ve operasyonları, hükümetin tutumunu ve sorunun nasıl çözülebileceğini konuştuğumuz Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Levent Tüzel, son aylarda artan çatışma ve ölümlerin ve tırmandırılan gerginliğin ateşkes dönemindeki çatışmasızlık ortamının ne denli kıymetli olduğunu gösterdiğini belirtti. [devam...]

İğneyi kendisine batırmak!

Türkiye’de 26 Mayıs’ta işçiler ve kamu emekçileri tarafından gerçekleştirilen genel eylem, sadece patronlara ve hükümete karşı değil aynı zamanda sendika bürokrasisine karşı bir eyleme de dönüştü. Öyle ki; hemen her il ve ilçede yapılan eylemde, 22 Şubat’ta alınan kararı sulandıran sendika ve konfederasyon yöneticileri eleştirildi. İstanbul’da ise işçiler ve şube yöneticileri bir adım daha atarak; [...] [devam...]

Laf salatası ve yol ayrımı

Başbakan Erdoğan insani yardım konvoyuna yapılan baskın sonrasında AKP grubunda konuşmuştu. Televizyonları başında Başbakan’ın konuşmasını izleyen vatandaşlar doğal olarak İsrail saldırganlığına karşı bazı somut adımlar atılmasını beklediler. Bu adımlar neler olabilirdi? Vatandaşların beklentisi İsrail devleti ile yapılan askeri ve istihbarat anlaşmalarının, içeriği bilinmeyen diğer anlaşmaların iptal edilmesi gibi kararların alındığının açıklanması idi. Ancak Başbakan bu [...] [devam...]

CHP’de ‘değişim’ mi var?

CHP’nin 33. Kurultay’ında 122 delegenin önerisiyle genel başkanlığa aday gösterilen Kemal Kılıçdaroğlu, genel başkanlığa seçildi. 33. Kurultay, resmiyette CHP’nin “olağan” kurultayıydı; ama, kurultaya üç hafta kala, Baykal’la ilgili “kaset”in gündeme bomba gibi düşmesiyle, bu olağan, Baykal’ın sorunsuz ve hatta muhalefetsiz yeniden seçileceği beklenen kurultay birden “olağanüstü” bir kurultaya dönüştü. Ve bu “olağanüstülük”, birden bire bırakalım [...] [devam...]

Ölüme razı hayatlar

Yerin metrelerce altına, akşam eve vardıklarında sıcak bir çorba içebilmek, ekmek yiyebilmek için giriyorlar. Her gün ocağın başına geldiklerinde, kendilerini Allah’a emanet edip, karanlığın içinde kayboluyorlar. “Kelle koltukta yaşıyoruz” demelerinin asıl nedeni, yer yüzüne tekrar çıkıp çıkamayacaklarını bilmemelerinden kaynaklanıyor. Maden işçileri onlar. Ağır bir iş kolunun, siyahlar içindeki parlayan gözleri. Bir gazetecinin onlara “Neden olmuştur [...] [devam...]

Kriz, şovenizm ve emekçi düşmanlığı

Düne kadar “Yunan kültürü” üzerine güzellemeler yapan Avrupalı kapitalizm sülükleriyle Yunan düşmanlığında ‘gelenek yaratmış’ Türk şovenlerinin Yunanlıları aşağılayıp suçlamada birleştikleri bir dönemden geçiyoruz. Bu karşıtlık ‘maya’sı nı gerçekte nereden alıyor? Alman sermaye basınıyla Avrupa’nın bazı ülkelerinde ve İMF komisyonlarında sürdürülen aşağılayıcı propagandanın Türkiye’deki Yunan karşıtlığına su ve hava taşıyıp şovenist söylemi -bir kez de- ekonomik [...] [devam...]

1 Mayıs’ın rüzgarıyla 26 Mayıs’a!

Türkiye’de 2010 1 Mayıs’ı, bir yandan krizin baskısının tüm emekçi yığınlar içinde derinden hissedildiği, öte yandan da işsizlik ve yoksulluğun derinleşmeye devam ettiği koşullarda kutlandı. Dahası, emekçilerin ileri kesimlerinin 26 Mayıs’ta bir genel grev kararının olduğu koşullarda gerçekleşen 1 Mayıs’ın, bu koşulları etkilediği özellikler öne çıktı. Bu özelliklerden birincisi; gerek İstanbul-Taksim’deki kutlamalarda ve gerekse başlıca [...] [devam...]

33 yıl sonra Taksim’de

Türkiye’nin en büyük kenti İstanbul’da, 33 yıl aradan sonra, işçi ve emekçiler ilk kez yasal olarak 1 Mayıs’ı Taksim Meydanı’nda kutlayacak. 1 Mayıs 1977’de 37 emekçinin katledildiği 1 Mayıs gösterisinden sonra meydan, emekçilere kapatılmıştı. Bu bakımdan, Taksim Meydanı’nın yeniden 1 Mayıs kutlamalarına açılması sürekli ilerici devrimci örgütlerin, emek güçlerinin gündemi oldu. 33 yıl aradan sonra [...] [devam...]