<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Yeni Hayat</title>
	<atom:link href="http://www.yenihayat.de/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.yenihayat.de</link>
	<description>Türkçe Almanca Gazete</description>
	<lastBuildDate>Mon, 20 Feb 2012 07:02:53 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
<xhtml:meta xmlns:xhtml="http://www.w3.org/1999/xhtml" name="robots" content="noindex" />
		<item>
		<title>Kurbanlar 23 Şubat’ta merkezi bir etkinlikle anılacak</title>
		<link>http://www.yenihayat.de/haber/kurbanlar-23-subatta-merkezi-bir-etkinlikle-anilacak</link>
		<comments>http://www.yenihayat.de/haber/kurbanlar-23-subatta-merkezi-bir-etkinlikle-anilacak#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 20 Feb 2012 07:02:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yenihayat.de/?p=6501</guid>
		<description><![CDATA[Faşist NSU tarafından katledilen göçmen esnaflar için 23 Şubat’ta Berlin’de merkezi bir anma etkinliği düzenlenecek. Cumhurbaşkanlığı Basın Dairesi tarafından yapılan açıklamada anma etkinliği Gendarmenmarkt’taki Konzerthaus’ta yapılacak. Anmada her türlü yabancı düşmanlığına karşı birlikte hareket etmenin mesajı verilecek. Cumhurbaşkanı Christian Wulff, kurbanların aileleriyle yaptığı görüşmede merkezi bir anmanın yapılacağının sözünü vermişti. Anma etkinliğine devletin üst düzey [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.yenihayat.de/wp-content/uploads/2012/02/00oldurenler.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-6502" title="00oldurenler" src="http://www.yenihayat.de/wp-content/uploads/2012/02/00oldurenler.jpg" alt="" width="482" height="198" /></a></p>
<p>Faşist NSU tarafından katledilen göçmen esnaflar için 23 Şubat’ta Berlin’de merkezi bir anma etkinliği düzenlenecek. Cumhurbaşkanlığı Basın Dairesi tarafından yapılan açıklamada anma etkinliği Gendarmenmarkt’taki Konzerthaus’ta yapılacak. Anmada her türlü yabancı düşmanlığına karşı birlikte hareket etmenin mesajı verilecek. Cumhurbaşkanı Christian Wulff, kurbanların aileleriyle yaptığı görüşmede merkezi bir anmanın yapılacağının sözünü vermişti. Anma etkinliğine devletin üst düzey temsilcileriyle siyasi partilerin katılması bekleniyor. Ayrıca yakınlarını kaybedenler de anmaya davet edilecek.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>İŞYERLERİNDE 1 DAKİKALIK SAYGI DURUŞU</strong></p>
<p>Öte yanda pek çok işyerinde ırkçı cinayetlere karşı bir dakikalık saygı duruşu yapılacak. Alman Sendikalar Birliği (DGB) ile Alman İşverenler Birliği (BDI) arasında yapılan görüşmede 23 Şubat’ta büyük işletmelerde 1 dakikalık saygı duruşu yapılması çağrısı çıktı. (YH)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yenihayat.de/haber/kurbanlar-23-subatta-merkezi-bir-etkinlikle-anilacak/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Halklar AB&#8217;ye isyan ediyor</title>
		<link>http://www.yenihayat.de/manset/halklar-troykaya-isyan-ediyor</link>
		<comments>http://www.yenihayat.de/manset/halklar-troykaya-isyan-ediyor#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 19 Feb 2012 08:14:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[AB]]></category>
		<category><![CDATA[Almanya]]></category>
		<category><![CDATA[AMB]]></category>
		<category><![CDATA[IMF (Troyka)]]></category>
		<category><![CDATA[Yunanistan ve Kriz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yenihayat.de/?p=6480</guid>
		<description><![CDATA[Güney ve Doğu Avrupa’da halk kitlelerinin AB, AMB ve IMF’nin ekonomik dayatmalarına karşı mücadelesi sertleşerek devam ediyor. AB, AMB ve IMF (Troyka) tarafından “Euro borç krizini kontrol altına alma” ve “borçlu ülkeleri düzlüğe çıkarma” adına yapılan bütün müdahaleler emekçi halkları daha fazla emperyalizmin boyunduruğu altına sokuyor. Yunanistan’da görevdeki teknokrat hükümetin Troyka’nın talepleri doğrultusunda parlamentoya sunduğu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.yenihayat.de/wp-content/uploads/2012/02/yunan5.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-6505" title="yunan5" src="http://www.yenihayat.de/wp-content/uploads/2012/02/yunan5.jpg" alt="" width="482" height="227" /></a></p>
<p><strong>Güney ve Doğu Avrupa’da halk kitlelerinin AB, AMB ve IMF’nin ekonomik dayatmalarına karşı mücadelesi sertleşerek devam ediyor.</strong></p>
<p>AB, AMB ve IMF (Troyka) tarafından “Euro borç krizini kontrol altına alma” ve “borçlu ülkeleri düzlüğe çıkarma” adına yapılan bütün müdahaleler emekçi halkları daha fazla emperyalizmin boyunduruğu altına sokuyor. Yunanistan’da görevdeki teknokrat hükümetin Troyka’nın talepleri doğrultusunda parlamentoya sunduğu tasarruf paketinin de Yunan emekçilerinin derdine derman olmayacağı şimdiden biliniyor.</p>
<p>“Yunanistan’ı kurtarmak”(!) için hazırlanan ilk kredi paketinin ardından ekonomi daraldığı gibi işsizlikte sürekli arttı. İki yıl önce yüzde 13,9 olan işsizlik oranı 2011 Kasım ayında 20,9 çıktı. Böylece Yunanistan tarihinde ilk kez bir milyondan fazla emekçi resmi olarak işsiz kaldı.</p>
<p>2010 yılında ekonomideki yüzde 4,5 daralma 2011 yılında ise yüzde 6,8”e çıktı. 130 milyar hacmindeki ikinci kredi paketinin uygulamaya konulmasıyla birlikte ekonominin daha büyük bir hızla daralmayı sürdüreceğine kesin gözüyle bakılıyor. Teknokratlar hükümeti şimdiden 2012 yılında ekonominin yüzde 5,5 küçülmesini bekliyor.</p>
<p>AB’nin patronları Almanya ve Fransa, tekelci sermayenin talimatları doğrultusunda borçlu ülkeler üzerinde baskıyı artırıyorlar. Almanya Maliye Bakanı Wolfgang Schäuble, önce Yunanistan’ı hedefe alarak, “Yunanistan’ın iflasına ve Euro bölgesinden ayrılmasına iki yıl öncesine göre daha hazırlıklıyız” dedi ve ardından Portekiz ve İspanya’ya yüklendi: “Güney Avrupa’daki dostlarımızın tasarruf politikaları konusunda daha kararlı olmalarını bekliyoruz. Sanki bir duraksama var gibi” diye konuştu. Alman sermayesinin koçbaşlarında Bosch tekelinin şefi Franz Fehrenbach, Almanya’daki şirket yöneticilerinin artık Yunanistan’da olup bitene sabırlarının kalmadığını dile getirerek, “Gerektiğinde Yunanistan zorla AB’den atılmalı” diye tehtitvari açıklamalarda bulunuyor.</p>
<p>Borçlu ülkeler üzerindeki baskı ve sömürü mekanizması saat gibi işliyor: Önce Troyka önlemleri dayatıyor ardından üç büyük rayting ajansında biri ülkelerin kredi notunu düşürüp piyasalardan ucuz kredi bulmalarının önüne geçiyor ve böylece ülkeler son derece yüksek faizle kredi almaya zorlanıyorlar. Bu kez de tam böyle oldu, Troyka Yunanistan’a paketi dayattı, İspanya ve Portekiz’e yönelik “siz de ev ödevlerinizi yapmayı sürdürün” açıklamasını yaptı. Ardından ise Moody’s isimli rayting ajansı aralarında İspanya ve Portekiz’in olduğu altı AB ülkesinin kredi derecelerini bir ila iki not arası düşürdü.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>BOYNUMUZU İLMİKTEN KURTARMALIYIZ!</strong></p>
<p>Genel grevde, gösteri ve mitinglerde, “AB’den çıkılsın – Borçlar silinsin” talebiyle yürüyen milyonlarca Yunanlı emekçi, “boynumuzu ilmikten kurtarmalıyız” diye slogan atıyorlar. Yunanlı emekçilerin bu sloganı İspanya ve Portekiz’deki emekçileri de etkiledi. Bu iki ülkede yapılan gösterilerde de “boynumuzu ilmiğe sokmayacağız” sloganı atılıyor.</p>
<p>Özellikle gençler arasında işsizliğin katlanarak artması doğal olarak bu kesimin mücadelenin en önünde yer almasını sağlıyor. Yunanistan ve İspanya’da 25 yaşına kadar olan gençler arasında işsizlik yüzde 50’lere dayandı. AB genelinde bu yaş grubuna bağlı 5,5 milyon genç resmi verilere göre işsiz. Gençler arasındaki işsizliğin gerçekte çok daha yüksek olduğu biliniyor. Milyonlarca gencin işsiz ve geleceksiz olması karşısında gençlik kitleleri arasında öfkenin büyümesine neden oluyor. Emekçi halkların boyunlarını ilmikten kurtarma mücadelelerinde gençlerin yeri belirleyici olacak.</p>
<p>BM, İLO, OECD gibi emperyalist kurumlar, hükümetleri, “gençlik isyanlarına” karşı duyarlı olmaya çağırıyor. “Duyarlılıkla” kastedilenin gençlere eğitimde eşitlik, eğitim sonrası iş ve gelecek sağlanması için çaba olmadığını gençler artık biliyor.</p>
<p>Sadece Güney Avrupa’da değil, emekçiler Doğu Avrupa’da da ayağa kalkıyor, AB’ye karşı öfkelerini dile getiriyorlar. Kitlesel protestolarla Romanya’da hükümet devrildi, Çek Cumhuriyeti’nde ve Macaristan’da protestolar devam ediyor. Önümüzdeki ilkbahar ayları Avrupa genelinde yeni mücadelelere sahne olacağı ve bu eylemlerin Güney ve Doğu Avrupa ülkeleriyle sınırlı kalmayacağı şimdiden söylenebilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yenihayat.de/manset/halklar-troykaya-isyan-ediyor/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Wulff sonunda istifa etti</title>
		<link>http://www.yenihayat.de/manset/wulff-sonunda-istifa-etti</link>
		<comments>http://www.yenihayat.de/manset/wulff-sonunda-istifa-etti#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 17 Feb 2012 13:57:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Başbakan Angela Merkel]]></category>
		<category><![CDATA[Christian Wulff]]></category>
		<category><![CDATA[görevinden istifa etti]]></category>
		<category><![CDATA[yücel özdemir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yenihayat.de/?p=6495</guid>
		<description><![CDATA[Almanya’da iki dönemdir devletin en yüksek katı olan cumhurbaşkanlığı görevine seçilenler, görev süresini tamamlamadan istifa etmek zorunda kaldı. Bir buçuk yıl önce Alman ordusunun görevinin Alman sermayesinin çıkarlarını korumak olduğunu söylediği için geniş tepki toplayan Horst Köhler’den sonra bugün de onun yerine seçilen Christian Wulff görevinden istifa etti. Aralık ayının sonunda Aşağı Saksonya eyaleti başbakanı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.yenihayat.de/wp-content/uploads/2012/02/wulffffff.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-6496" title="wulffffff" src="http://www.yenihayat.de/wp-content/uploads/2012/02/wulffffff.jpg" alt="" width="455" height="321" /></a></p>
<p>Almanya’da iki dönemdir devletin en yüksek katı olan cumhurbaşkanlığı görevine seçilenler, görev süresini tamamlamadan istifa etmek zorunda kaldı. Bir buçuk yıl önce Alman ordusunun görevinin Alman sermayesinin çıkarlarını korumak olduğunu söylediği için geniş tepki toplayan Horst Köhler’den sonra bugün de onun yerine seçilen Christian Wulff görevinden istifa etti.</p>
<p>Aralık ayının sonunda Aşağı Saksonya eyaleti başbakanı olduğu sırada müstakil ev almak için zengin bir işadamından aldığı düşük faizli kredi nedeniyle gündeme gelen Wulff, bütün eleştirilere rağmen iki ay boyunca eleştirileri göğüsleyerek görevinin başında kalmaya çalıştı. Ancak, Wulff, bunun üstünü örtmeye çalıştıkça yeni skandallar ortaya çıktı. Bir taraftan Porsche’nin kurtarılması için VW tekelinin denetleme başkanı olarak devreye girdiği ve Bild gazetesine kendisiyle ilgili haberleri yayınlamaması için tehdit etmesi skandalları eklendi.</p>
<p>Kamuoyunda yoğun tartışıldığı için halk arasında güveni günden güne azalan Wulff’un görevde kalması için Başbakan Angela Merkel ve diğer koalisyon ortakları da yoğun bir çaba harcadı. Muhalefet partileri skandalın ortaya çıktığı günden beri Wulff’un istifa etmesini talep ediyordu.</p>
<p><strong>SAVCILIK DOKUNULMAZLIĞININ KALDIRILMASINI İSTEDİ</strong></p>
<p>Wulff’un istifa etmesini sağlayan asıl gelişme Aşağı Sakonya Savcılığı tarafından Federal Parlamento’ya dokunulmazlığının kaldırılması için başvurulması oldu. Savcılığın başvurusu üzerine Federal Parlamento Dokunulmazlık Komisyonu, başvurunun yapılması durumunda bunu engellemeyeceklerini ifade etti. Bunun üzerine, Wulff ile hükümet partileri arasında görüşmeler yapıldığı ve istifanın en doğru yol olduğu konusunda görüş birliğine varıldı.</p>
<p><strong>WULFF: HALKIN DESTEĞİNI KAYBETTİM</strong></p>
<p>Bunun üzerine bugün Almanya saatiyle 11.00’de  Bellevue Sarayı’nda eşiyle birlikte basın toplantısı düzenleyen Wulff, son aylarda yaşanan tartışmalar ve çıkan haberlerin halk arasında cumhurbaşkanlığına güveni azalttığını bu yüzden de Almanya’nın çıkarları açısından istifa etmeyi uygun gördüğünü söyledi. “İslam Almanya’ya aittir” diyerek muhafazakar kesimlerin tepkisini çeken Wulff, bugünkü istifasında da Almanya’da yaşayan herkesin kendisini buraya ait görmesini sağlamak gerektiğini belirtti. Wulff yaptığı konuşmada, “Ancak halkın büyük çoğunluğunun desteğini alan bir cumhurbaşkanı Almanya’yı içeride ve dışarıda en iyi bir şekilde temsil edebilir. Son tartışmalar benim bunu yapmamı engelledi. Bu yüzden istifa etmem daha doğrudur” dedi.</p>
<p>Wulff’un istifa etmesi üzerine, önümüzdeki Perşembe günü Berlin’de Neonaziler tarafından katledilen göçmenler için düzenlenecek anma töreninde Başbakan Angela Merkel bir konuşma yapacak. Yeni cumhurbaşkanı seçilene kadar cumhurbaşkanını Federal Eyaletler Meclisi Başkanı ve Bavyera Başbakanı Horst Seehofer temsil edecek.</p>
<p><strong>MERKEL: ORTAK ADAY ÖNERECEĞİZ</strong></p>
<p>Wulff’un istifa açıklamasından kısa bir süre sonra basın toplantısı düzenleyen Başbakan Angela Merkel yaptığı açıklamada Wulff’un görevde kaldığı süre içerisinde modern bir Almanya için çalıştığını ve iyi işler yaptığını belirterek, “Ancak hukuk devletinde herkes yasalar karşısında eşittir. Bu durum cumhurbaşkanlığı görevinde bulunun kişi için de geçerli” dedi. Merkel, Wulff’un yerine kimin getirileceği konusunda hükümet partileri olarak muhalefet partileri SPD ve Yeşiller ile görüşmeler yapacaklarını ve ortak bir aday üzerinde uzlaşmaya çalışacaklarını söyledi. Merkel’in mecliste güçlü bir grubu bulunun Sol Parti’den söz etmemesi, bu parti ile görüşmelerin yapılmayacağı şeklinde değerlendirildi. Wulff’un istifasından sonra bir açıklama yapan Sol Parti Eşbaşkanı Klaus Ernst ise, ülkede yaşayan herkesi temsil eden bir cumhurbaşkanının seçilmesi gerektiğini ifade etti.</p>
<p><strong>MUHTEMEL ADAYLAR</strong></p>
<p>Wulff’un istifa etmesinden sonra yerine kimin geçeceği ise şimdiden yoğun bir şekilde tartışılmaya başlandı. Alman basınında telaffuz edilen adayların başında daha önce Wulff’a karşı aday olan ancak seçimi kaybeden Stasi Dosyaları Dairesi Başkanı Joachim Gauck, CDU üyesi Birleşmiş Milletler Çevre Komisyonu eski Başkanı Klaus Töpfe, Federal Savunma Bakanı Thomas de Maiziere ve halen Federal Parlamento Başkanlığı görevinde bulunan Norbert Lammert. Yeni cumhurbaşkanının 18 Martta Federal Temsilciler Meclisi tarafından seçilmesi öngörülüyor. 1240 kişilik Temsilciler Meclisi’nde şu anda hükümet partileri CDU/CSU-FDP’nin 620-624 arasında, SPD, Sol Parti ve Yeşiller’in 600-602, 16 diğer küçük partilerin sandalyesi bulunuyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Yücel Özdemir</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yenihayat.de/manset/wulff-sonunda-istifa-etti/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bir ZAMAN jurnalciliği</title>
		<link>http://www.yenihayat.de/kutur/medya/bir-polis-gazetesi-olarak-zaman-jurnalciligi</link>
		<comments>http://www.yenihayat.de/kutur/medya/bir-polis-gazetesi-olarak-zaman-jurnalciligi#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 17 Feb 2012 13:23:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Medya]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yenihayat.de/?p=6493</guid>
		<description><![CDATA[&#160; Gülen Cemaati’nin gazetesi Zaman’ın Türkiye’de, kendisine yakın emniyet yöneticilerinden aldığı bilgilerle Kürtlere, muhaliflere, demokratlara karşı amansız bir karalama kampanyası yürüttüğü biliniyor. Bir zamanlar sözde “merkez medya” olarak adlandırılan gazete ve televizyonların üstlendiği rolü, şimdi Zaman ve ona yakın yayın organları üstlenmiş durumda. Bu tavırlarını sadece Türkiye içinde değil, Avrupa’da da fırsat buldukça sergiliyorlar. En [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<p>Gülen Cemaati’nin gazetesi Zaman’ın Türkiye’de, kendisine yakın emniyet yöneticilerinden aldığı bilgilerle Kürtlere, muhaliflere, demokratlara karşı amansız bir karalama kampanyası yürüttüğü biliniyor. Bir zamanlar sözde “merkez medya” olarak adlandırılan gazete ve televizyonların üstlendiği rolü, şimdi Zaman ve ona yakın yayın organları üstlenmiş durumda.</p>
<p>Bu tavırlarını sadece Türkiye içinde değil, Avrupa’da da fırsat buldukça sergiliyorlar.</p>
<p>En son 11 Şubat günü yayınladığı “Sol Parti, PKK ile ilişkisini yalanlamadı” başlıklı spekülatif haber buna iyi bir örnek.</p>
<p>İç istihbarat örgütünün Sol Parti milletvekillerini izlemeye gerekçe olarak öne sürdüğü nedenler arasında yer alan “PKK ilişkisi”ni kanıtlama misyonu Zaman’a verilmiş!</p>
<p>Ya da Zaman bunu gönüllü olarak üstlenmiş.</p>
<p>Belirtmek gerekiyor ki; Sol Parti’li milletvekillerin izlemeye alınmasının başlıca nedeni ileri sürüldüğü gibi PKK değil, “düzeni yıkmaya” meyilli olması gösterilmişti. PKK ile bağlantı İçişleri Bakanı tarafından izlemeyi haklı çıkarmak için kullanılmıştı.</p>
<p>Gülen cemaati, onun gazetesi ve Almanca internet siteleri haftalardır istihbarat örgütleriyle birlikte bu bağı kanıtlamaya çalışıyor.</p>
<p>Bu nedenle, Zaman muhabirleri Sol Parti’nin Türkiye kökenli milletvekillerine provokatif sorular gönderirken, internet siteleri güvenlik birimlerine aldıkları bilgileri paylaşarak kendisince “bağı” kanıtlamaya çalışıyorlar.</p>
<p>Buna “en somut delil” olarak da Sol Parti üyesi Kuzey Ren Vestfalya Eyaleti milletvekilleri Ali Atalan, Hamide Akbayır ve Özlem Alev Demirel’in katıldıkları eylemleri, hal ve davranışlarını gösteriyor.</p>
<p>Her üç milletvekilinin Kürt kökenli olduğu sır değil. Kaldı ki onlar da hem milletvekilliği başvurusunda hem de kendilerine ait internet sitelerinde bunu özenle ifade ediyorlar.</p>
<p>Keza, daha önce hangi demokratik kitle örgütlerinde görev yaptıklarını ve Alman yasalarına göre kurulan bu kitle örgütlerini ne yaptığı da sır değildir.</p>
<p>Yani; bu insanlar birden akvaryumdan çıkıp milletvekili olmadılar, yıllarca her alanda verilen mücadele içinde yer alarak, güven kazanarak bunu hak ettiler.</p>
<p>Kürt kimliği ile PKK arasında adeta “Pavlov şartlanmışlığı”yla bağ kuruluyor ve böylece “şiddete yatkınlıkları” kanıtlanmaya çalışılıyor.</p>
<p>Bunun için de durmadan vekillerin nerelere gittiğini, ne yaptığını, kimlerle bağlantı içinde olduğu Sol Parti’ye jurnallemeye çalışıyorlar.</p>
<p>Yani; gazetecilikten çok siyasi çıkarlara dayalı istihbarat örgütlerine jurnalleme yapılıyor.</p>
<p>Bunlar denenmemiş, bilinmedik yol ve yöntemler değildir. Bugüne kadar Almanya’da eşit haklardan yana, emek ve demokrasi cephesinde yer alan Alman ve Türkiye kökenli politikacılara, aydınlara yönelik Türkiye’nin resmi çizgisini savunan basın tarafından benzer pek çok kampanya açıldı, mide bulandırılmaya çalışıldı.</p>
<p>Ama hepsi boş.</p>
<p>Çünkü; karalamaya çalıştıkları, hedef gösterdikleri politikacılar bugün Kuzey Ren Vestfalya Eyaleti’nde ırkçılığa, yabancı düşmanlığına, ayrımcılığa karşı yerli ve göçmenlerin bir arada barış ve huzur içinde yaşaması için çalışıyorlar.</p>
<p>Bunu savundukları için Gülen’in müritlerinin yaptığı gibi ilkesiz şekilde hangi partide şans bulursa oradan değil, bu ilkeleri savunan Sol Parti’den aday oldular.</p>
<p>Unutmadan belirtmek gerekiyor ki; bugün çamur atmaya çalıştıkları milletvekilleri Köln’de, Duisburg’da ırkçıların Müslümanların cami yapmasına karşı düzenlenen yürüyüşlere en önde katılarak ırkçılığa karşı duruyorlardı. Bunun yeterli kadar belgesi ve bilgisi, Zaman’ın arşivlerinde mevcuttur.</p>
<p>Kürt kökenli vekiller camilerin önlerinde ırkçılara siper olurken, bu türden haberlerin yapılmasını sağlayan akıl babaları ve kendileriyle aynı şekilde düşünenler sıcak odalarından çıkmaya bile tenezzül etmiyorlardı.</p>
<p>Bunun da yeterli kadar belgesi var. Bizden söylemesi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yenihayat.de/kutur/medya/bir-polis-gazetesi-olarak-zaman-jurnalciligi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hükümet NPD yasağını ağırdan alıyor</title>
		<link>http://www.yenihayat.de/politika/hukumet-npd-yasagini-agirdan-aliyor</link>
		<comments>http://www.yenihayat.de/politika/hukumet-npd-yasagini-agirdan-aliyor#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 17 Feb 2012 13:21:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yenihayat.de/?p=6491</guid>
		<description><![CDATA[&#160; 8’i Türkiye kökenli, biri Yunanistanlı olmak üzere toplam 9 göçmen esnafı katleden ırkçı Nasyonal Sosyalist Yeraltı Örgütü’nün (NSU) işlediği cinayetlerinin ortaya çıkmasından sonra ırkçı parti NPD’nin yasaklanması yönünde başlatılan tartışmalardan bugüne kadar somut bir sonuç elde edilemedi. Konuyla ilgili basına bir açıklama yapan Federal İçişleri Bakanı Hans-Peter Friedrich (CSU), 22 Mart’ta toplanacak Olağanüstü Eyalet [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<p>8’i Türkiye kökenli, biri Yunanistanlı olmak üzere toplam 9 göçmen esnafı katleden ırkçı Nasyonal Sosyalist Yeraltı Örgütü’nün (NSU) işlediği cinayetlerinin ortaya çıkmasından sonra ırkçı parti NPD’nin yasaklanması yönünde başlatılan tartışmalardan bugüne kadar somut bir sonuç elde edilemedi.</p>
<p>Konuyla ilgili basına bir açıklama yapan Federal İçişleri Bakanı Hans-Peter Friedrich (CSU), 22 Mart’ta toplanacak Olağanüstü Eyalet Başbakanları Konferansı’nda NPD yasağı için somut kanıtlar katalogunun hazırlanacağını, bunun içinin doldurulması durumunda Federal Anayasa Mahkemesi’nde yasak başvurusunun yapılacağını söyledi.</p>
<p>Böylece, Federal Anayasa Mahkemesi’ni ikna edecek kadar delile ulaşılmadığı takdirde yeniden bir yasak başvurusunda bulunulmayacak.</p>
<p>Friedrich yaptığı açıklamada, NSU’nun NPD’nin silahlı kanadı olduğunun belgelenmesi durumunda yasağın çok kolay bir şekilde gerçekleşeceğini belirterek, her iki örgüt arasında ideolojik birliğin tek başına yasağa yeterli olmayacağını ileri sürdü.</p>
<p>Neonazi örgütler içindeki ajanlarının çekilmesinin güvenlik açısından sorun teşkil edeceğini de iddia eden bakan, başbakanlar toplantısından sonra elde edilecek belge ve bilgilerin 22 Mayıs’ta toplanacak İçişleri Bakanları Konferansı’nda ele alınacağını, böylece NPD için yasak başvurusunda bulunup bulunulmayacağının netlik kazanacağını ifade etti.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>KOMİSYON ÜSTÜNE KOMİSYON</strong></p>
<p>Öte yandan ırkçı cinayetleri araştırmak üzere federal parlamentoda kurulan soruşturma komisyonundan sonra bir de federal ve eyalet hükümetlerinin katılımıyla bir komisyon kuruldu. Uzmanlardan oluşan komisyonun Neonazi cinayetleri sırasında federal ve eyalet düzeyindeki yetkili merciler arasındaki işbirliğinin nerede ve niçin aksadığını aydınlatması bekleniyor. Komisyon ayrıca, güvenlik güçlerinin şüphelileri neden izlemediği, izledilerse elde ettikleri bilgileri neden federal makamlarla paylaşmadığı, güvenlik mekanizmasında neden aksamalar olduğu gibi soruların yanıtlarını arayacak.</p>
<p>Komisyon, Berlin Eyaleti eski İçişleri Bakanı Sosyal Demokrat Ehrhart Körting (SPD), Hamburg Eyaleti eski İçişleri Bakanı Hrıstiyan Demokrat Heino Vahldieck (CDU), Hür Demokrat Parti&#8217;nin (FDP) önerdiği Münihli ceza hukuku uzmanı Eckhart Müller, Yeşiller partisinin önerdiği Federal Adalet Divanı eski Savcısı Bruno Jost’tan oluşuyor.</p>
<p>Yeni komisyonun, Federal Meclis Araştırma Komisyonu&#8217;nun ulaştığı sonuçları temel alarak çalışmalarını yürütmesi bekleniyor. Federal Meclis Araştırma Komisyonu Başkanı Sebastian Edathy, iki ayrı komisyonun birbirinden habersiz çalışmaması gerektiğini, aksine yoğun bilgi alışverişinde bulunmasına çok dikkat edeceklerini ifade etti.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>OMBUDSMAN’DAN ELEŞTİRİ</strong></p>
<p>Öte yandan Neonazi cinayetlerinde ölenlerin yakınlarının şikayetlerini dinlemek ve onlarla hükümet arasında aracılık yapmak için ombudsman olarak görevlendirilen Berlin Eyaleti Yabancılar eski Danışmanı Barbara John, Neonazi cinayetleri ile ilgili olarak şimdiye kadar yapılan çalışmaların yeterince aydınlatıcı olmadığını ifade etti. Soruşturmanın sonuçlarıyla ilgili kurban yakınlarının neredeyse hiç bilgilendirilmediğini söyleyen John, insanları yetkili makamların yaptıkları ihmallerle ilgili çalışmalara katmanın “olağanüstü derecede önemli” olduğunu söyledi. John, bazı ailelerin ölümlerden aşırı sağcıların sorumlu tutulduğunu yetkililerden değil gazetelerden öğrenmesini de eleştirdi.</p>
<p>Almanya’da 2000-2006 yılları arasında işlenen 8 Türk, bir Yunan ve bir Alman polisin öldürüldüğü Neonazi cinayetleri soruşturması kapsamında altı şüpheli tutuklu bulunuyor. (YH)</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yenihayat.de/politika/hukumet-npd-yasagini-agirdan-aliyor/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dresden’de ırkçılara karşı insan zinciri</title>
		<link>http://www.yenihayat.de/manset/dresdende-irkcilara-karsi-insan-zinciri</link>
		<comments>http://www.yenihayat.de/manset/dresdende-irkcilara-karsi-insan-zinciri#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 17 Feb 2012 13:19:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Manşet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yenihayat.de/?p=6488</guid>
		<description><![CDATA[13 Şubat 1945’te ABD ve İngiltere’nin Dresden’i bombalayarak 25 bin kişiyi öldürmesini bahane eden Neonaziler bu yıl da provokasyon amacıyla kentte gösteri yapmaya çalıştı. 10 binden fazla ırkçılık ve faşizm karşıtı emekçi ve genç, Neonazileri kent merkezine sokmamak için ellerinde mumlarla insan zinciri oluşturdu. Polisin geniş güvenlik önlemleri aldığı protestolar sırasında, halkın yoğun tepki göstermesi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.yenihayat.de/wp-content/uploads/2012/02/01dresden.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-6498" title="" src="http://www.yenihayat.de/wp-content/uploads/2012/02/01dresden.jpg" alt="" width="479" height="235" /></a></p>
<p>13 Şubat 1945’te ABD ve İngiltere’nin Dresden’i bombalayarak 25 bin kişiyi öldürmesini bahane eden Neonaziler bu yıl da provokasyon amacıyla kentte gösteri yapmaya çalıştı. 10 binden fazla ırkçılık ve faşizm karşıtı emekçi ve genç, Neonazileri kent merkezine sokmamak için ellerinde mumlarla insan zinciri oluşturdu. Polisin geniş güvenlik önlemleri aldığı protestolar sırasında, halkın yoğun tepki göstermesi üzerine 1600 kadar ırkçının katıldığı eylem erken bitirildi.</p>
<p>Irkçıların eylemini dağıtmaya çalışan antifaşist gençleri ise polis sprey kullanarak dağıttı.</p>
<p>Dresden’in bombalanmasının 67. yıl dönümünde kentte yapılan anma etkinliklerine Saksonya Başbakanı Stanislaw Tillich (CDU), Yeşiller Partisi eşbaşkanları Claudia Roth ve Cem Özdemir, Sol Parti Eşbaşkanı Gesine Lötzsch, Federal Parlamento Başkan Yarımcısı Wolfgang Thierse’nin de aralarında olduğu çok sayıda kişi katıldı.</p>
<p>Halkla birlikte insan zincirine katılarak ırkçılığa ve yabancı düşmanlığına karşı mesaj veren siyasetçiler, Neonazilerin bombalamayı kendi gerici politikalarına malzeme yapmaya çalıştığına dikkat çektiler.</p>
<p>Organize komitesinin verdiği bilgiye göre saat 18.15’te kilise çanının çalmasıyla başlayan insan zincirine 13 bin kişi katılarak Neonazilerin kentte eylem yapmasını protesto etti. 3.5 kilometre uzunluğundaki insan zincirine katılanlar ayrıca ellerindeki beyaz karanfillerle bombalama sırasında hayatını kaybeden sivilleri andı.</p>
<p>67 yıl önce Sovyetlerin faşist orduyu püskürterek Almanya’ya doğru hızlı ilerleyişini gören batılı müttefikler, batı cephesinde yoğun bir bombalama harekatı başlatmıştı. Bu çerçevede birçok kent savaş uçakları tarafından bombalanmıştı. Dresden’in bombalanması sırasında sivillerin yaşadığı yerleşim yerleri de hedef alınmış ve 25 bin insan hayatını kaybetmişti.</p>
<p>Irkçı faşist parti ve örgütler yıllardır bu bombalamayı gerekçe göstererek, Dresden’de hayatını kaybedenleri anma adına etkinlikler düzenliyorlar. Avrupa çapında Neonazilerin gövde gösterisine dönüştürülmek istenen Dresden’deki ırkçı yürüyüşe karşı, kentteki antifaşist ve demokratik örgütlerin kurduğu halk inisiyatifleri ve birlikler karşı eylemler düzenliyor. Antifaşist protestolara her yıl onbinlerce insan katılıyor. (YH)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yenihayat.de/manset/dresdende-irkcilara-karsi-insan-zinciri/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Irkçılara karşı çıkmak suç oldu!</title>
		<link>http://www.yenihayat.de/politika/irkcilara-karsi-cikmak-suc-oldu</link>
		<comments>http://www.yenihayat.de/politika/irkcilara-karsi-cikmak-suc-oldu#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 17 Feb 2012 13:18:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yenihayat.de/?p=6486</guid>
		<description><![CDATA[&#160; Irkçı cinayetler işleyen neonazi örgütlere ve onların arkasındaki güçlere yönelik soruşturma ve ırkçı NPG gibi partilerin kapatılması konusu alabildiğine ağırdan alınırken, antifaşistlerin suçlu gibi gösterilmesi ve ırkçılara karşı düzenlenen eylemlere katılan bazı milletvekillerinin ise  dokunulmazlıklarının kaldırılması dikkat çekiyor. &#160; Neonazilerin her yıl gövde gösterisi yapmak istedikleri Dresden’de ırkçılara karşı çıkmak, ırkçı propaganda yapmalarına engel [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Irkçı cinayetler işleyen neonazi örgütlere ve onların arkasındaki güçlere yönelik soruşturma ve ırkçı NPG gibi partilerin kapatılması konusu alabildiğine ağırdan alınırken, antifaşistlerin suçlu gibi gösterilmesi ve ırkçılara karşı düzenlenen eylemlere katılan bazı milletvekillerinin ise  dokunulmazlıklarının kaldırılması dikkat çekiyor.</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Neonazilerin her yıl gövde gösterisi yapmak istedikleri Dresden’de ırkçılara karşı çıkmak, ırkçı propaganda yapmalarına engel olmak istemek, savcılık tarafından tam anlamıyla suç haline getirildi. Geçen yıl yapılan protesto gösterilerine katılanların telefonları, emniyet müdürlüğü tarafından kurulan özel bir sistemle dinlenmiş ve bütün görüşmeler kaydedilmişti. Büyük bir skandal olarak yankı yaratan bu durum karşısında kentin emniyet müdürü istifa etmek zorunda kalırken, bundan ders çıkarma yerine, aynı yönteme bu yıl da başvurulacağı açıklandı.</p>
<p>13 Şubat 1945’te ABD ve İngiliz hava kuvvetlerinin Dresden’i bombalayarak 25 bin kadar sivili öldürmelerini gerekçe gösteren Neonazilerin tarih çarpıtıcılığı yaparak, bu durumu kendi ırkçı politikalarına malzeme yapması normal bir demokratik hak olarak görülürken, yetkili makamlar, ırkçılığa karşı çıkanların tepkilerini ise anormal ve hukuk dışı olarak değerlendiriyorlar.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>MİLLETVEKİLLERİNİN DOKUNULMAZLIĞI KALDIRILDI</p>
<p>Bu konuda en dikkat çekici gelişme, ırkçıları engellemek için sokağa çıkan 200 kadar antifaşist hakkında soruşturma açılması, barikat çağrısı yapan afişlerin toplatılması ve eylemlere katılan milletvekillerinin dokunulmazlığının kaldırılması oldu.</p>
<p>En son Dresden Savcılığı’nın isteği üzerine Federal Parlamento Dokunulmazlık Komisyonu, Sol Parti milletvekilleri Caren Lay ve Michael Leutert’in dokunulmazlığını kaldırarak yargılanmalarının önünü açtı. Savcılığın başlatmış olduğu soruşturmanın önündeki engelleri kaldırma adına bu adıma Yeşiller ve Sol Parti’nin dışındaki diğer partiler onay verdi. Yani, mecliste grubu bulunan CDU/CSU, FDP ve SPD antifaşist eyleme katıldıkları için Sol Parti’li milletvekillerinin yargılanmasının önünü açtı.</p>
<p>Devletin izin verdiği bir gösteriyi barikat kurma yoluyla engellemenin suç olduğunu ileri süren savcılık bunun Gösteri ve Yürüyüş Yasası’na aykırı olduğunu ileri sürüyor.</p>
<p>Aynı gerekçeyle kısa bir süre önce Hessen Eyalet Parlamentosu da, Sol Parti Grup Eşbaşkanları Janine Wissler ve Willi van Ooyen’in dokunulmazlığını kaldırdı. Berlin’de Sol Partili milletvekillerinin dokunulmazlığının kaldırılması için el kaldıran SPD, Hessen Eyaleti’nde ise buna karşı çıktı.</p>
<p>Daha önce de, Sol Parti Thüringen Meclis Grubu Başkanı Bodo Ramelow ve Saksonya Eyaleti Meclis Grubu Başkanı André Hahn’ın da dokunulmazlığı kaldırılmıştı.</p>
<p>Dresden Savcılığı, Neonazileri durdurmak için düzenlenen eylemlere katılanların 500 Euro ödemesi durumunda haklarındaki soruşturmanın kapatılacağını da açıklamıştı.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>İKİ YÜZLÜ POLİTİKA</p>
<p>Federal ve eyalet parlamentolarında Sol Parti’li milletvekillerinin dokunulmazlığı için el kaldıran CDU/CSU, FDP ve kısmen de SPD, ırkçılara karşı tutumda ise tam ikiyüzlü bir politika içerisinde. Bir taraftan Neonazilerin eylemlerine katılanların yargılanması için el kaldırırken diğer taraftan Dresden’de Neonazilere karşı medeni cesaret gösterilmesinden söz ediyorlar. Sadece, protokol icabı mezarlığa giderek çelenk koyan CDU’lu politikacıların bu tutumuyla halkı değil ırkçıları cesaretlendirdiği görülüyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>IRKÇILIKLA MÜCADELE SUÇ DEĞİL, ONURDUR</p>
<p>Hele hele ırkçılığın nasıl bir insanlık düşmanı davranış olduğu gerçeğinin tarihsel tecrübeyle görüldüğü Almanya’da, ırkçılığa karşı mücadele edenlerin suçlu konuma getirilmesi, hukuktan çok politik bir davranıştır. Bu nedenle Dresden’deki savcıların antifaşistleri suçlu olarak damgalaması da bu politikadan bağımsız düşünülemez.</p>
<p>Ama bütün bunlara rağmen her yıl olduğu gibi bu yıl da, Neonazilere karşı Dresden’de çok farklı kesimlerin katılımıyla geniş bir cephe kuruldu ve ırkçıların kente girişini engellemek için pek çok etkinlik gerçekleştirildi. Bu yoğun tepkilerden ötürü Neonaziler eylemlerini hangi gün yapacaklarını açık bir şekilde ilan edemediler. Ne var ki, hem yargının hem de emniyetin bütün oyalama ve kriminalleştirme politikalarına karşı antifaşistler bir kez daha sokağa çıkarak, insanlık düşmanlarının Dresden’de rahat bir şekilde yürümesine için vermeyeceklerini haykırdılar. (YH)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yenihayat.de/politika/irkcilara-karsi-cikmak-suc-oldu/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>BKA da NSU’yu gizledi</title>
		<link>http://www.yenihayat.de/politika/bka-da-nsuyu-gizledi</link>
		<comments>http://www.yenihayat.de/politika/bka-da-nsuyu-gizledi#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 17 Feb 2012 13:17:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yenihayat.de/?p=6484</guid>
		<description><![CDATA[&#160; 9 göçmen esnafı katleden NSU hücresine ilişkin olarak sarece Federal Anayasayı Koruma Örgütü değil aynı zamanda Federal Kriminal Dairesi’nin de büyük bir ihmal içinde olduğu ortaya çıktı. Basında yer alan habere göre, &#8220;Neonazi terör hücresince işlenen cinayetlere yardım ve yataklık yaptığı&#8221; gerekçesiyle tutuklanan André E.&#8217;ye ait cep telefonundaki veriler, Federal Emniyet Dairesi&#8217;nin (BKA) talimatıyla [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<p>9 göçmen esnafı katleden NSU hücresine ilişkin olarak sarece Federal Anayasayı Koruma Örgütü değil aynı zamanda Federal Kriminal Dairesi’nin de büyük bir ihmal içinde olduğu ortaya çıktı. Basında yer alan habere göre, &#8220;Neonazi terör hücresince işlenen cinayetlere yardım ve yataklık yaptığı&#8221; gerekçesiyle tutuklanan André E.&#8217;ye ait cep telefonundaki veriler, Federal Emniyet Dairesi&#8217;nin (BKA) talimatıyla silindi.<br />
André E., Nasyonal Sosyalist Yeraltı (NSU) adlı terör hücresine yönelik operasyonda yakalananlar arasında olayı aydınlatabilecek en önemli zanlılar arasında görülüyor.<br />
Almanya&#8217;da yürürlükteki yasal düzenlemeler, güvenlik güçlerine, &#8220;yargılama süreci tamamlanmamış bir vakanın kanıtlarını saklama zorunluluğu&#8221; getiriyor.<br />
Olaya İçişleri Bakanı Hans-Peter Friedrich&#8217;in de tepki gösterdiği, BKA yönetimine &#8220;konuyla ilgili kapsamlı açıklama getirmesi talimatını verdiği&#8221; ileri sürüldü. (YH)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yenihayat.de/politika/bka-da-nsuyu-gizledi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Krefeld’den NO-NPD Kampanyası’na destek</title>
		<link>http://www.yenihayat.de/politika/krefeldden-no-npd-kampanyasina-destek</link>
		<comments>http://www.yenihayat.de/politika/krefeldden-no-npd-kampanyasina-destek#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 17 Feb 2012 13:16:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Krefeld]]></category>
		<category><![CDATA[Neo-Nazi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yenihayat.de/?p=6482</guid>
		<description><![CDATA[&#160; Almanya çapında antifaşist VVN-BdA tarafından tekrar başlatılan imza kampanyasına Krefeld’den de destek yağdı. DİDF üyesi Krefeld Dayanışma Derneği, Sol Parti-Krefeld, DKP Krefeld ve VVN-BdA Krefeld ve çok sayıda örgüt kampanyayı sahiplenerek destek sundu. Kampanya kapsamında faşist NSU örgütünün saldırılarını kınamak için geçtiğimiz hafta sonu açılan bilgilendirme masalarında NPD’nin yasaklanması için yüzlerce imza toplandı. Standlarda [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<p>Almanya çapında antifaşist VVN-BdA tarafından tekrar başlatılan imza kampanyasına Krefeld’den de destek yağdı. DİDF üyesi Krefeld Dayanışma Derneği, Sol Parti-Krefeld, DKP Krefeld ve VVN-BdA Krefeld ve çok sayıda örgüt kampanyayı sahiplenerek destek sundu. Kampanya kapsamında faşist NSU örgütünün saldırılarını kınamak için geçtiğimiz hafta sonu açılan bilgilendirme masalarında NPD’nin yasaklanması için yüzlerce imza toplandı. Standlarda NO-NPD Kampanyası hakkında bilgi verildi ve NO-NPD özel gazete eki dağıtıldı. (Krefeld YH)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yenihayat.de/politika/krefeldden-no-npd-kampanyasina-destek/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yunanistan&#8217;da öfke artıyor</title>
		<link>http://www.yenihayat.de/politika/yunanistanda-ofke-artiyor</link>
		<comments>http://www.yenihayat.de/politika/yunanistanda-ofke-artiyor#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 17 Feb 2012 13:13:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Yunanistan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yenihayat.de/?p=6478</guid>
		<description><![CDATA[Seyit Aldoğan &#160; Yunanistan&#8217;da parlamento, halkı yoksulluk ve sefaletin pençesine sürükleyecek ve ortaçağ çalışma şartlarını günümüze taşıyacak baskı yasalarını kabul etti. Uluslararası sermaye kuruluşları, AB, ABM ve IMF’nin uşaklık ve sözcülüğünü yapan hükümet her türlü demagoji yalan ve tehditle halkın giderek büyüyen tepki ve sistemi tehdit etme boyutlarına doğru genişleyen mücadelesini “çileli bir kurtuluş yolu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><iframe width="500" height="375" src="http://www.youtube.com/embed/Er3yHpyvYMA?fs=1&#038;feature=oembed" frameborder="0" allowfullscreen></iframe></p>
<p>Seyit Aldoğan</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Yunanistan&#8217;da parlamento, halkı yoksulluk ve sefaletin pençesine sürükleyecek ve ortaçağ çalışma şartlarını günümüze taşıyacak baskı yasalarını kabul etti. Uluslararası sermaye kuruluşları, AB, ABM ve IMF’nin uşaklık ve sözcülüğünü yapan hükümet her türlü demagoji yalan ve tehditle halkın giderek büyüyen tepki ve sistemi tehdit etme boyutlarına doğru genişleyen mücadelesini “çileli bir kurtuluş yolu mu, yoksa uçurumdan düşmek mi” şeklinde bir ikilemle önlemeye çalışıyor.</p>
<p>Krizin sermayenin krizi olduğunu söyleyen halk, işçi-emekçi, köylü, esnaf, memur, genç sokaklara dökülerek başbakanın söylediklerinin aksine alternatiflerin olduğunu, AB ve IMF’ den çıkılması, bankaların ulusallaştırılması, tüm kölelik yasalarının iptal edilmesi, borçların ödenmemesi taleplerini haykırdı.</p>
<p>Sadece Atina’da bir milyona yakın, Yunanistan genelinde ise milyonlarca kişi sokaklara döküldü. Atina’nın tüm merkezi meydanlarından, sokaklardan, caddelerden insan seli aktı.</p>
<p>AB ve IMF ile yapılan tüm anlaşmaların mevcut anayasaya ters olması değil, bu yasa dışılığa karşı durmak ve kabul etmemek suç sayıldı ve binlerce polis gösterilere barbarca saldırdı. Halk kendini korumaya çalıştı ve saldırılara karşı barikatlar kurarak kendini savundu. Çileden çıkan, aç ve işsiz yaşamaya mahkum edilmek istemeyen halkın öfkesi karşısında bir kez daha yalan makineleri işletildi. “Anarşistler yakıp yıkmıştı”, “Tarihi binalar kundaklanmıştı”, “Vitrinler kırılmıştı” vb. Yani milyonların talebinin ve sokaklara dökülmesinin ne önemi vardı? Vitrinler kırılmıştı ya onun özerinde durmak lazımdı! Sermaye işçi ve emekçilerin kazanım ve haklarına yönelik vandalizmi gizlemek zorundaydı. Sisteme karşı çıkanları terörist, anarşist, vatan haini ilan eden sermaye, elbette vandalist söylemini de kullanacaktı ve kullandı.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>45 MİLLETVEKİLİ İHRAÇ EDİLDİ</p>
<p>Saldırı paketlerinin altına imza atmak istemeyen PASOK ve Yeni Demokrasi Partisi’ne bağlı 45 milletvekili daha oylama üzerinden 15 dakika bile geçmemişken ihraç edildi. Geriye kalanlara da sopa gösterildi. “Bir daha listemize giremezsiniz” diye açıkça ültimatom verildi.</p>
<p>Uzun bir süreden beri sadece izlenen politikalara muhalif olanlar değil, sistemin savunucuları tarafından bile toplumsal tepkilerin önüne geçilemeyecek bir sürece girdiği yönünde açıklamalar yapılıyordu. Bu arada ordunun halk hareketini bastırmak için tatbikatlar yaptığı ortaya çıktı. Polis federasyonunun başkanı “Bizi halkın üzerine saldırtmak istiyorlar, başkente polis yığdılar” diye açıklama yaptı.</p>
<p>Saldırıların boyutları karşısında uzlaşmacı sendikal bürokrasi bile yükselen işçi ve emekçi tepkisi nedeniyle yeterli olmasa da genel grev ve direniş çağrısı yapmak zorunda kaldı. Dünle kıyaslanamayacak ölçüde bir genel direniş ve mücadele potansiyelinin ortaya çıktığı görülüyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>SERMAYE SAVAŞ AÇTI</p>
<p>Sermaye çok geniş toplumsal kesim ve sınıflara karşı savaş açmış bulunuyor. Dolayısıyla tepkiler ve toplumsal muhalefet de o oranda yaygınlık kazanıyor. Ancak ezilen tüm sınıf ve katmanları sermayenin politikalarına karşı aynı cephede buluşturma yönünde ciddi boşlukların varolmaya devam ettiği ve hareketi bölen tutumlarda ısrar edildiği de bir gerçek.  (YH/Atina)</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>KUTU</p>
<p>Yeni kısıtlama paketinde neler var?</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Yunanistan koalisyon hükümeti, AB, IMF ve ECB’nin 130 milyar Euro tutarındaki sözde yardım paketi için ileri sürdüğü yeni kemer sıkma paketini kabul etti. Buna göre şu kısıtlamalar yapılacak:<br />
- Bu yıl 15 bin, 2015 yılı sonuna kadar da 150 bin kamu çalışanı işten çıkarılacak.<br />
- İşsizlik parası yüzde 22 düşürülecek (450 Euro’dan 360 Euro’ya).</p>
<p>- 751 Euro olan asgari ücret yüzde 22 düşürülecek, 25 yaşına kadar olanlara ödenen asgari ücret ise yüzde 32 düşürülecek.</p>
<p>- Asgari ücret 2015’e kadar dondurulacak.<br />
- Vergilerle elde edilen devlet gelirleri 2012-2015 arası 13 milyar Euro tutarında arttırılacak. Bu da halktan alınacak yeni vergilerin yolda olduğu anlamına geliyor.<br />
- Vergiden muaf ayrıcalıklar kaldırılacak.<br />
- Kamu şirketlerinden OTE Telekom ve enerji şirketi PPC çalışanlarının emeklilik ödenekleri yüzde 15, denizcilik sektörü çalışanlarının ise emeklilik ödenekleri yüzde 7 oranında düşürülecek.<br />
- Adalarda uygulanan yüzde 6,5&#8242;lik düşük KDV uygulaması sona erdi.<br />
- Sosyal Güvenlik Kurumu IKA&#8217;ya katkılar önce yüzde 2 oranında, 2013&#8242;te de yüzde 3 oranında düşürülecek.<br />
- Emeklilik Yasası reformdan geçirilecek.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yenihayat.de/politika/yunanistanda-ofke-artiyor/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

