Avrupa’nın yoksullar yoksullaşıyor

 

Bir zamanlar “refah kıtası” diye gösterilen Avrupa’da son yıllarda işsizlik ve yoksulluk hızla arttı. Resmi verilere göre kıta genelinde yaklaşık 25 milyon insan işsiz iken, 115 milyon insan da yoksulluk riski altında yaşamını sürdürüyor. Sınıflar arası çelişkilerin hızla keskinleştiği Avrupa’da sosyal adaletsizliğe ve sömürüye karşı mücadele en çok borç krizinin yaşandığı ülkelerde dikkat çekiyor.

 

Bir önceki sayımızda yer verdiğimiz, son yıllarda Almanya’da artan yoksulluk ve alım gücündeki dair yer alan tablonun bir benzeri Avrupa Birliği’nin diğer ülkeleri için de geçerli. Bir bütün olarak bakıldığında 27 üyeli AB’de işsizlerin ve yoksulların sayısı sürekli artarken, zenginlerin elinde toplanan servet ise arttı.

Avrupa İstatistik Dairesi (Eurostat) tarafından bu yılın Ocak ayında kamuoyuna açıklanan rakamlara göre, AB’nin 27 üye ülkesinde toplam 24 milyon 667 bin kişi;  17 üyeli Euro Bölgesi ülkelerinde ise 17 milyon 405 bin işsiz bulunmakta. 2011’in Ocak ayına göre bir kıyaslama yapıldığında işsizlerin sayısı AB genelinde 1,9 milyon artmış bulunuyor. Artışın 1 milyon 221 bini Euro Bölgesi’nde. Bu artışın başlıca nedeni elbette AB’nin borç krizi içerisinde olan ülkelere dayattığı tasarruf paketleri. Bu ülkelerde kamu alanında binlerce insanı işten atmayı dayatan AB, ayrıca çalışanların ücretlerinin düşürülmesi konusunda da yoğun bir baskı yaparak, adeta “çalışan yoksullar ordusu” oluşturmakta.

Eurostat tarafından açıklanan bu veriler aynı zamanda İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana Avrupa’da genelindeki işsizlik rekorunu ifade ediyor.

Eurostat’ın verilerine göre, AB içerisinde işsizliğin en düşük olduğu ülke Avusturya (yüzde 4), en yüksek olduğu ülkelerin başında İspanya (yüzde 24.3) ve Yunanistan (yüzde 21.7) geliyor.

 

AVRUPA’NIN İŞSİZ GENÇLERİ

Avrupa’da artan işsizlikten en çok gençler etkileniyor. Alman İstatistik Dairesi’nin verilerine göre Temmuz 2012 itibarıyla, 27 AB ülkesinde yaşayan 25 yaş altı gençlerin yüzde 22.5’i, 17 üyeli Euro Bölgesi’nde yaşayan aynı yaş kategorisindeki gençlerin ise yüzde 22.6’sı işsiz. Bu oran ülkelere göre dağıtıldığında borç krizinin olduğu Yunanistan (yüzde 53.8) ve İspanya (yüzde 52.9)  ilk sırada geliyor. Her iki gençten birisinin işsiz olduğu bu iki ülkede gençliğin geleceğinin olmadığı açık olarak görülüyor.

Bunları, Slovakya (yüzde 37.8), Portekiz (yüzde 36.4), İtalya (yüzde 35.3) ve İrlanda (yüzde 30.7) izliyor.

Bu yüzden özellikle Yunanistan ve İspanya’da kısıtlama politikalarına karşı gerçekleştirilen protesto hareketi içerisinde gençler önemli ölçüde yer alıyor. Hatta, İspanya’da bir gençlik hareketi olarak ortaya çıkan “Öfkeliler” daha sonra pek çok ülkede yankı ve destek bulmuştu.

 

ZENGİN AVRUPA’DA HER BEŞ KİŞİDEN BİRİ YOKSUL

Benzer bir şekilde kıta genelinde yoksulluk riski altında yaşayanların sayısında da son yıllarda önemli artış meydana gelmiş durumda. AB kriterlerine göre, yaşanılan ülkede ortalama net maaşın yüzde 60’ından az gelire sahip olanlar yoksul sayılıyor. Bu kriter göz önünde bulundurulduğunda Romanya’da 158 Euro’dan, Bulgaristan’da 233 Euro’dan, Polonya’da 325 Euro’dan, Almanya’da 833 Euro’dan, Luxemburg’da 1375 Euro’dan az net aylık geliri olanlar yoksul sayılıyor.

En son 2010’da yayınlanan verilerine göre 500 milyonluk AB’de 115 milyon insan yoksul ya da yoksulluk riskiyle karşı karşıya. Bu ise, AB genelinde halkın yüzde 23’üne karşılık geliyor.

Yoksulluğun başlıca nedeni işsizlik ve düşük ücretli işlerde çalıştırma. Başka bir araştırmaya göre AB çapında çalışanların yüzde 8’i düşük ücretli işlerde çalıştırılıyor.

Yine başka bir veriye göre AB genelinde işe alınan her yeni çalışandan birisi (yüzde 50) geçici iş anlaşmalarıyla işe alınıyor. Bu oran gençlerde yüzde 60.

AB’nin ikinci en zengin ülkesi Fransa’da da yoksulluk yıldan yıla artıyor.  Fransız Ulusal İstatistik ve Ekonomik Araştırmalar Kurumu (Insee) tarafından yayımlanan bir rapora göre, 2009 yılında 8.2 milyon Fransız vatandaşı yoksulluk sınırının altında yaşıyordu.

Fransa’da aylık net geliri 954 Euro’nun altında olanlar yoksul kabul ediliyor.

Keza İtalya Ulusal İstatistik Enstitüsü’nün (ISTAT) açıkladığı 2011 yılı yoksulluk rakamlarına göre, AB’nin üçüncü büyük ekonomisi İtalya’da, nüfusun yüzde 11,1 (8,1 milyon) kişi yoksulluk sınırında yaşıyor.

Son yıllarda yoksulluktan en çok işçi ailelerinin etkilendiği belirtiliyor. İtalya’da 2010’da  işçi aileleri arasında yüzde 15,1 olan yoksulluk oranı, 2011’de yüzde 15,4’e  çıktı.

 

KRİZ EMEKÇİLERİ YOKSULLAŞTIRDI

Yoksulluğun en açık ve çarpıcı şekilde kendini hissettirdiği ülkelerin başında borç krizinin yaşandığı Yunanistan, İspanya, Portekiz gibi ülkeler geliyor. AB’nin rakamlarına göre 2009’da İspanya’da yoksulluk riskiyle karşı karşıya olanların oranı yüzde 20, Yunanistan’da da aynı oranın söz konusu olduğu ifade ediliyor. Keza, Portekiz, İtalya ve İngiltere’de de son yıllarda zenginlerle yoksullar arasındaki uçurum önemli oranda derinleşti.

 

ÇELİŞKİLER DE MÜCADELE DE BÜYÜYOR

“Doğu Bloku”nun yıkılmasından bu yana Avrupa’da işçi sınıfının kazanımlarının birer birer elinden alındığı ya da alınmaya çalışıldığı, sermaye sınıfının ise sürekli zenginleştiği artık burjuva basını ve kurumları tarafından da yüksek sesle ifade ediliyor. Almanya’da nüfusun yüzde 10 gibi bir azınlığının, servetin yüzde 65’ini elinde bulundurmasına benzer bir durum AB için de geçerli. AB tarafından zenginliğin dağılımı konusunda hazırlanan bir raporda, nüfusun en zengin yüzde 10’luk diliminin, toplam servetin yüzde 60’ını elinde bulundurduğuna dikkat çekiliyor.

Aynı raporda, AB genelinde son 20 yıl içerisinde sınıflar arası uçurumun önceki döneme göre önemli oranda büyüdüğü ve bunun, bir çok Avrupa ülkesinde eninde sonunda “sosyal patlamaya“ yolaçacağının bir işareti olduğu belirtiliyor.

Gerçekten de, sermaye güçleri tarafından yıldan yıla yoksullaştırılan, işsizleştirilen milyonlarca emekçinin dayatılan politikalara karşı gücünü birleştirerek ayağa kalkmasından başka bir şansları bulunmuyor.

YÜCEL ÖZDEMİR

 

AB’NİN YOKSUL ÇOCUKLARI

Yoksulluktan en çok etkilenenler ise çocuklar. AB genelinde çocuklar arasında yoksulluk oranı yüzde 20. En yüksek yoksulluk oranı yüzde 33 ile yine Romanya’da. Bu ülkeyi sırasıyla Bulgaristan (yüzde 26), İtalya (yüzde 25) ve Letonya takip ediyor. Almanya’da ise 2.4 milyon çocuk yoksulluk riski altında yaşıyor.
AB çapında yaşlılar arasında yoksulluk oranı ise ortalama yüzde 19. Yaşlılar arasında en yüksek yoksulluk oranı yüzde 51 ile Letonya’da. Kıbrıs’ta ise yaşlılar arasındaki yoksulluk yüzde 49. Son yıllarda emeklilik yaşının yükseltilmesi ve maaşlara zam yapılmaması nedeniyle AB genelinde yaşlılar arasında yoksulluğun daha da artması bekleniyor.

 

TEMEL İNSANİ İHTİYAÇLAR KARŞILANAMIYOR

AB genelinde artan işsizlik ve yoksulluk, halkın önemli bir bölümü arasında büyük sorunların yaşanmasına neden oluyor, en temel insanı ihtiyaçlar dahi karşılanamaz hale geliyor. Edinilen bilgilere göre, AB’de halkın yüzde 37’si geliri yetersiz olduğu için yılda bir hafta dahi tatile gidemiyor. Yüzde 10’u oturduğu evi yeterli düzeyde ısıtamıyor. Yüzde 9’u her iki günde bir et ya da balık satın alıp yiyemiyor. Yüzde 9’u otomobil alacak durumda değil. Bütün bu veriler AB Komisyonu tarafından yıl dolayısıyla ilan edilen resmi rakamlar.
Ancak biliyoruz ki gerçek yoksulluk, açıklanan resmi rakamlardan çok daha yüksek düzeyde.

 

 

 

ABD tablo farklı değil

Zenginlerin daha fazla zenginleşmesi, yoksulların ise daha fazla yoksullaşması sadece Avrupa’da değil ABD’de de aynı yönde seyrediyor. Son verilere göre 314 milyon nüfusu olan ABD’de her altı kişiden birisi, yani yaklaşık 50 milyon insan yoksulluk sınırı altında yaşıyor. Bunların yaklaşık yarısının yıllık geliri 4 bin Euro civarında. Yoksul olanların 16 milyonunu çocuklar oluşturuyor. Resmi rakamlara göre 30 milyon insan da işsiz. Özellikle orta sınıftan olanlar arasında işsizlik ve yoksulluğun arttığına dikkat çekiliyor.

Genel olarak ülkede ortalama gelirde yüzde 1.5 azalma meydana gelirken, zenginler ise zenginleştikçe zenginleşiyor.

Son istatistiklere göre ABD”de 3.1 milyoner, 400 milyarder bulunuyor. Sadece en zengin üç milyarderin elinde 131 milyar Dolar bulunuyor.

Zenginlerle yoksullar arasında uçurumun alabildiğinde derinleştiği ABD’de gelir farkı konusundaki oranın Afrika ülkeleri Kamerun, Fildişi Sahilleri ve Uganda ile aynı seviyede olduğuna da işaret ediliyor.