Konut sorunun çözümü için mücadeleyi güçlendirmeli!

Zahide Yentür

30 Haziran, Çarşamba günü Gallus Theater’da “Sosyal Konut sorununun nedenleri ve çözümleri” üzerine die LINKE Federal Parlamento konut politikası sözcüsü Caren Lay, die Linke Römer fraksiyonu konut politikası sözcüsü Eyüp Yılmaz, NBO (Ostend, Bornheim, Nordend semt inisiyatifleri) üyesi Jürgen Ehlers ve Frankfurt DİDF Başkanı Saadet Sönmez’in katıldığı toplantıya ilgi yoğun oldu.

Frankfurt Belediyesi Sol Parti Fraksiyonu adına konuşma yapan Eyüp Yılmaz, büyük şehirlerde kiralar astronomik düzeyde yükseliş gösterirken, hükümetin kira zamlarını frenleme politikasının hayata geçmediğini ve son otuz senede sosyal konut inşasının yüzde 30 gerilediğini söyledi. Eyüp Yılmaz devamla „Konutlar inşa ediliyor. Ama bu evler, zenginlerin zevkine seslenen lüks konutlardır. Gallus gibi işçi semtlerinde evler modernize edilerek lüks konutlara çevriliyor. Yeşil alanlar azalıyor. Römer’de Yurtdaş Konuşma Günleri’ne gelenlerin büyük çoğunluğu kirası ödenebilir bir ev bulamama sıkıntısıyla geliyor ve yardım istiyor” dedi.

Verilen bilgilere göre, Frankfurt’ta 2016 yılında 3 bin 466 ev yapılmış, bu evlerin sadece 111’I sosyal konut. 2017’de inşa edilen 4 bin 722 evin ise yaklaşık 200’ü sosyal konut. ‚Frankfurt Belediyesi bu sorun karşısında ne yapıyor?‘ sorusuna Eyüp Yılmaz, “Belediye, sermaye çevrelerinin arsa ve alan spekülasyonuna son vermelidir. Sosyal konut yapımına ağırlık verirken, ev şirketlerinin sosyal konutları özelleştirmesini durdurmalıdır” dedi. 2014 yılında Hessen CDU hükümetinin kamuya ait olan mülkiyetin amaçları dışında kullanılmasını yasaklayan yasayı iptal etmesiyle birlikte sosyal konutların özelleştirildiğini de dile getiren Eyüp Yılmaz, yerel yönetimlere verilen yetkilerin güçlendirilmesiyle birlikte kamusal olanın korunması gerektiğine dikkat çekti.

“Kiralara gelen zam, ücretlere gelmiyor”

Federal Parlamento Konut Politikası Sözcüsü Caren Lay de özetle şunları dile getirdi: “2012 ile 2016 arasında büyük şehirlerde ve üniversite şehirlerinde kiralar yüzde 20 ile yüzde 30 arasında arttı. Frankfurt, Münih’ten sonra kira artışında ikinci sırada geliyor. Kiralara yapılan zamlar yoksul ve emekçi insanların şehrin kenar semtlerine hatta dışına, köylere doğru göçünü hızlandırıyor. Zengin ve fakir semtler arasındaki uçurum gittikçe büyüyor. Büyük şehrin olanaklarından ve alt yapısından artık sadece zengin ve orta tabakanın bir kesimi faydalanabiliyor. Tüm Almanya genelinde kiralar ortalama yüzde 13 artış gösterirken, ücretlerde yüzde 13 artış olmadı.

Son mali krizden sonra arsalara yatırım hızlandı. Faizlerin düşüklüğü bu eğilimi güçlendirdi. Kamusal yatırımlar gerilirken, daha fazla kar elde etme uğruna arsa ve ev spekülasyonları çoğaldı. Bütün bu gelişmelerin sorumlusu neoliberal politikaların konut piyasasını liberalleştirmesidir.

Almanya genelinde 5 milyon sosyal konuta ihtiyaç var. Her sene 50 bin sosyal konut özelleştiriliyor. Kirala yapılan zamlar, kiracı haklarının korunmaması, sosyal konut açığının büyümesi, işte bütün bunlar Federal Hükümet politikalarının iflasıdır.

Ev yapanlara bireysel teşvik programları yerine sosyal konutların yapılması teşvik edilmelidir. Her sene 250 bin yeni sosyal konut inşa edilmelidir. Federal Hükümet bu işin sorumluluğunu üstlenmelidir. Sosyal konut olarak inşa edilen evler, daha sonra piyasaya sürülerek fahiş fiyatlarla satılmamalıdır. En fazla kar elde etme anlayışı yerine insanların ihtiyaçlarının karşılanması esas alınmalıdır” dedi.

“Birlikte mücadele etmek önemli”

NBO (Komşuluk İnisiyatifi) sözcüsü Jürgen Ehlers, spekülatör ve sermaye çevrelerinin evlerinden atmak istediği kiracıların oluşturduğu NBO inisiyatifinin baskılara boyun eğmeden mücadele ettiğini söyledi. Frankfurt’un bir çok semtinde kiralarına yapılan zamlar ve sermaye gruplarının gönderdiği avukatlarla gözleri korkutulmak istenen kiracıların, ortak sorunları temelinde mücadele ederek kurduğu dayanışma ağının çok önemli olduğunu belirten Jürgen Ehlers, “kimse sorununda yalnız değildir. Birlikte mücadele etmek, geri alınmak istenen hakların korunmasında çok önemlidir” dedi.

DİDF Frankfurt Başkanı Sönmez de konut sorunu ve yüksek kiraların göçmenleri önemli ölçüde etkilediğini belirterek, verilecek mücadele içerisinde yer alacaklarını belirtti.

Katılımcıların soru ve görüşlerini açıklamasıyla devam eden toplantıda, “Frankfurt Belediyesi’nin arsa ve alan satın alarak kendi kurdurduğu firmalara ve vakıflara bunları devrettiği” söylendi. Belediyenin “Frankfurt’ta okul yapmak için bile arsa yok” söyleminin büyük bir yalan olduğu belirtildi.

Toplantının en ilginç sorusu yaşlı bir katılımcıdan geldi: “Toprak kime ait?” Sermayenin toprak mülkiyetine el koyması; toprağı üzerinden azami kar edilen, üzerinde spekülasyon yapılan bir nesneye çevirmesi elbette konut sorunun varlığında önemli rol oynamaktadır. Toplantıda konut sorununa ilişkin 26 Ekim’e Almanya genelinde planlanan büyük mitinge çağrı yapıldı.