100 bin kez HAYIR!

Viyana’da 100 bin emekçi çalışma sürelerinin günlük 12 saat, haftalık 60 saate çıkarılmasına karşı alanlara çıktı. Çalışma süreleri yasasını değiştirmekte kararlı olan hükümete karşı tepkiler giderek artıyor. Aşırı sağcı FPÖ’nün de hükümette olması işçi hareketinin antifaşist hareketle birleşmesinin de önünü açtı. Postane işçileri sendikasının genel başkanı hükümeti yıkmaya çağrı yaptı.

METİN TUNA

Der Standart gazetesinde 2 Temmuz günü yayınlanan bir yorum, “On iki saatlik işgünü konusundaki uyuşmazlık Avusturya şartlarına göre çok sert geçiyor. Sendikalar, fazla mesai paralarının kesilmesine karşı iş kavgasından (“Arbeitskampf“) söz ediyorlar” sözleriyle başlıyor ve ikinci paragrafta hemen, “Acaba sonbahar aylarındaki ücret müzakerelerinde grevler mi yaşanacak? Sosyal ortaklığın (“Sozialpartnerschaft“) sonu mu geldi?” diye soruluyor.

TABANDAN BASKI GELİYOR

Avusturya’da sosyal ortaklığın sonu o kadar çabuk gelmeyeceği aşikâr. Ama sermaye yanlısı liberalleri ürküten bir durum da var. 30 Haziran günü Viyana’da yapılan ve izin mevsimi başlamasına karşın 100 bin işçi ve emekçinin katıldığı gösteri kendiliğinden olmadı.

Son iki haftadır değişik işkollarına bağlı işletmelerde yüzlerce işyeri toplantısı yapıldı. Gazetecilerin, kağıt ve matbaa işçilerinin yanı sıra özel sektördeki büro emekçilerinin örgütlü olduğu GPA-djp sendikası, örgütlü olduğu her yerde işyeri toplantıları yaparak işçileri planlanan saldırılar hakkında bilgilendirmekle işe başlamıştı.

GPA-djp’den birkaç gün sonra postane emekçilerinin örgütlü olduğu GPF, toplu taşıma ve hizmet işkolu sendikası vida, imalat sanayilerinin örgütlü olduğu PRO-GE sendikaları da kendi alanlarında işyeri toplantıları yaparak işçileri bilgilendirmeye başladılar.

Bu konuda özellikle mücadeleci sendikacıların rolü büyük oldu ve sendika bürokrasisini de harekete geçmeye zorladı. Nitekim işçi ve emekçileri hükümetin saldırıları üzerine aydınlatma çalışmaları başlamıştı. Eğer sendika merkezleri işin içine girmeselerdi olayın tamamen dışında kalıp teşhir olacaklardı.

‘SOSYAL ORTAKLIĞI ÇÖP SEPETİNE ATARIZ’

Saldırıların boyutunu anlayan ve karşı karşıya kalacakları durumun kendilerini maddi olarak olumsuz etkileyeceği gibi sağlıklarını da bozacağını gören işçiler arasında “artık harekete geçelim havası” hakim oldu.

Cumartesi günü yapılan gösterinin güçlü ve mücadeleci bir havada geçeceği bu saatten sonra belli olmuştu.

GPA-djp yeni başkanı Barbara Teiber, Standart gazetesi ile yaptığı bir söyleşide, “Eğer hükümet çalışma süreleriyle ilgili planlarını kağıt parçalama makinesinde imha etmezse o zaman bizde sosyal ortaklığı çöpe atarız” dedi. Teiber’in hükümet ve sermayeye uzlaşma sinyallerini de içeren sözleri bir süre öncesine kadar düşünülmezdi.

Tabandaki havadan etkilenen sadece Teiber olmadı. GPF Başkanı Helmut Köstinger, Viyana’da 100 bin emekçinin önünde konuşurken, “sosyal olmayan bu hükümeti devirelim” demesi özellikle burjuva medyada hayretle karşılandı. Neredeyse bütün gazetelerin haber ve yorumlarında, “Avusturya’ya özgü olmayan tutumlardan” söz ettiler.

Her ne kadar ÖGB Genel Başkanı Wolfgang Katzian durumu düzeltmek için hemen kürsüye çıkıp, “biz meşru bir hükümetin politikalarına karşı mücadele ederiz ama onun da seçim vaatlerini hayata geçirmek için girişimlerine saygı gösteririz” dese de mesaj yerini bulmuştu.

Nitekim diğer sendikaların genel başkanları ve İşçi Odaları (“Arbeiterkammer”) başkanı da hükümete karşı sert bir mücadele hattının oluşturulmasından yana tutum aldılar. İşçi Odaları Başkanı Renate Anderl, “Çalışma sürelerini uzatmanın değil kısaltmanın zamanı geldi. Önümüzdeki dönem bunun için mücadele edelim” sözleri işçiler tarafından coşkuyla alkışlandı.

PRO-GE Başkanı Rainer Wimmer, “Barikatlara çıkacağız” derken inşaat ve ağaç işçileri sendikası başkanı Josef Muchitsch, “Eğer iş kavgası istiyorlarsa o zaman onlara istediklerini verelim” diyerek ÖVP/FPÖ hükümetinin sermaye yanlısı politikalarına karşı mücadeleyi sürdürme sözü verdi.

Sendika başkanlarının mücadeleci konuşmalarına işçilerin yoğun desteğini alması karşısında Katzian’da kapanış konuşmasında, “Pek yakında burada tekrar görüşeceğiz. Sahip olduğumuz her türlü olanağı kullanarak direneceğiz” dedi.

İŞYERİ TOPLANTILARI DEVAM EDİYOR

Viyana’da “Daha iyi bir yaşam için” başlığı altında yapılan gösteri sonrası ortamın biraz durgunlaşacağını düşünenler yanıldı. Pazartesi günü sadece demiryollarında sabah 6-9 arası 200 işyeri toplantısı yapıldı. İşyeri toplantıları 250’den fazla trenin tehir edilmesine neden oldu.

Önümüzdeki günlerde otomobil yan sanayisi, çelik işkolu ve makine sanayisinde çalışan işçiler de işyeri toplantılarına başlayacaklar. Avusturya Sanayiciler Birliği (IV, Industriellenvereinigung) tarafından yapılan açıklamada, işçilerin bilgilenmesi için işyeri toplantılarının yapılmasına karşı olmadıklarını belirtirken, “Ancak yapılan toplantıların amacını aşan niteliğe büründüğünü görüyoruz. Bunun doğru bir tutum olduğunu düşünmüyoruz” dediler.

Önümüzdeki kısa dönem Avusturya’da “sosyal ortaklık” sona ermese de sosyal ortaklar bir hayli zor günler geçirecek, bu kesin.


Bürokrasi gafil avlandı

Avusturya Sendikalar Biriliği ÖGB’nin 19 Genel Kurulu’nda hükümetin işçi düşmanı planları tartışılırken gerici ÖVP/FPÖ hükümeti adeta sendikalara meydan okuyarak yasa taslağını gündeme getirdi ve 4 veya 5 Temmuz günü kararlaştıracağını ilan etti.

Geleneksel olarak sendikanın genel kurulu yapıldığında başta hükümet olmak üzere parlamentodaki bütün partiler, sendikalarla ne kadar iyi anlaştıklarını belirten açıklamalar yaparlardı. Ama bu kez hükümet saldırıya geçti ve sendika bürokrasisi de gafil avlandı. Kongreye gelen mücadele yanlısı delegeler için de saldırılara karşı somut adımların kararlaştırılması geçmiş yıllara göre daha kolay oldu.