Trier’den dünyaya yayılan ışık: Karl Marx

5 Mayıs 1818 yılında doğan Karl Marx, 200. doğum günü vesilesiyle, dünyanın çeşitli ülkelerinden düzenlenen etkinliklerle anılıyor. Almanya’da yapılan bir çok etkinliğin yanı sıra, özellikle Trier kentinde, Marx’ın doğduğu eve yapılan geziler, yoğunlaşmış durumda. Özellikle hafta sonu eve giriş için ya beklemek ya da önceden randevu almak zorundasınız. Gruplar halinde, onlarca insan, müzeye dönüştürülen eve girip, çıkıyor.
Demokratik İşçi Dernekleri Federasyonu’a bağlı, Kuzey Ren Westfalya Eyaleti’nde faaliyet yürüten Essen, Bochum, Dortmund, Krefeld, Duisburg ve Köln dernekleri 23 Haziran’da 3 otobüsle, 200. Doğum günü vesilesiyle Trier’de, Marx’ın doğduğu eve ve kentin müzelerinde açılan sergileri görmek için gezi düzenlediler. Yolculuk boyunca otobüslerde, Mark’ın yaşamı, felsefesi, eserleri, işçi ve emekçilerin mücadelesi ve kurtuluşu için yaptığı çalışmalar ve günümüz açısında Marxizmin önemi üzerine açıklamalar yapıldı.

Trier: Almanya’nın en eski kenti
Reinland Pfalz Eyaletinin önemli bir kenti olan ve 109 bin 687 kişinin yaşadığı Trier kenti Almanya’nın en eski kentlerinden biri olarak kabul ediliyor. Trier, Roma İmparatoru Augustus tarafından Milattan önce 15 yılında kurulmuş ve kente Romalılardan kalma tarihi kalıntılar hala korunuyor. Bunlar arasında, Roma döneminde kentin etrafında yapılan surun ana giriş kapısı Porta Nigra, St. Peter Katedrali, Meryem Ana Kilisesi sayılabilir. Porta Nigra, Alpler’in kuzeyinde bulunan Romalılardan kalma en büyük yapıdır.
Trier, aynı zamanda 2. emperyalist paylaşım savaşında, Almanya’nın bombalanmayan nadir kentlerinden biridir.
Ama Trier asıl olarak Karl Marx’ın doğup büyüdüğü kent olmasıyla tanınır.

“Wir Sind Marx/Biz Marx’ız”
Kalabalıktan dolayı, bize verilen giriş saatini beklerken, kentin en kalabalık caddesinde asılan ve büyük harflerle “Biz Marx’ız” pankartı dikkatimizi çekiyor. Pankartın altında küçük yazılarla soyadı Marx olan bir dizi isim yazılmış. Marx’ın 200. doğum günü vesilesiyle yapılan etkinliklerden biri de kente yaşayan ve soyadı Marx olanların konuşmacı olarak katıldıkları etkinlik. Pankart da bu etkinliğin duyurusudur. Etkinlikteki amaç, bu soyisimden kaynaklı günlük hayatta yaşanan tecrübeleri aktarmak.

MÜZELER MARX İLE İLGİLİ SERGİLERLE DOLU
Marx’ın 200. doğum günü kutlaması çerçevesinde düzenlenen etkinlikle hem geniş kapsamlı, hem de geniş bir zaman dilimine yayılmış. Mark’ın doğduğu ev ile birlikte 4 ayrı müzede Marx ile ilgili sergiler var. 5 Mayıs 2018’de başlayan sergiler, 21 Ekim 2018 tarihine kadar devam edecek.

MÜZELER
1-Museum Karl-Marx-Haus(Karl Marx Evi Müzesi) Brückenstraße 10, 54290 Trier adresinde bulunan ve Marx’ın doğduğu bu ev 1727 yılında Barok tarzında inşa edilmiştir. 1928 yılında Alman Sosyaldemokrat Partisi (SPD) tarafından satın alınmış ve 1968 yılında Friedrich Ebert Vakfı tarafından müzeye çevrilmiştir. Almanya’nın tarihi müzelerinden biridir.
Müzede, Marx’ın koltuğu, cep saati gibi özel eşyaları da bulunuyor. Bu müzede; “Trier’den Bütün Dünyaya: Onun Fikirleri ve Bu Güne Kadar Etkileri” adlı sergi var.
Bu sergide Marx, çok yönlü olarak tanıtılıyor; Almanca, eski Yunanca, İspanyolca, İngilizce, Rusça, Fransızca ve Latince dillerini bildiğini ve hukuk, felsefe, toplumsal teoriler, ekonomi, politika, jeoloji, matematik, kimya, etnoloji konularında uzman olduğu gibi. Serginin bütünü yazmak, kapsamı çok aşar.

2- Rheinische Landesmuseum Trier. Weimarer Allee 1, 54290 adresinde bulunan müze, Trier’in en büyük müzesidir. Bu müzede, “Leben. Werk. Zeit.” adlı sergi izlenebilir. Dünyanın bir çok bölgesindeki gelişmeler, 1848 ve 1871 devrimleri, sanayide ve teknolojideki gelişmeler, kapitalizmin gelişmesi, işçi sınıfının oluşması ve mücadeleye atılması, iş kazaları, kötü çalışma koşulları, grevler, Marx’ın çeşitli eserleri, Marx’ın çalışması, çıkardığı gazeteler; Fransa, Brüksel, Londra yılları, mücadele arkadaşları; gibi çok boyutlu bir olarak ele alınmış.

3-Museum am Dom. Bischhof-Stein-Platz 1, 54290 Trier adresinde bulunan Dom Müzesinde, “LebensWert Arbeit “ sergisi var. Bu sergide ise insanların çalışmasına rağmen yoksul olmaları, Bangladeş’ten Afrika’ya, çocuk işçilerden kadınlara kadar kapitalizmin insanı nasıl sömürdüğünü, kapitalist sistemin aynı zamanda yarattığı çevre sorunlarını da ele alınmış.

4-Stadtmuseum Simeonstift Trier. Simeonstrasse 60, 54290 Trier adresinde bulunan müzede; “Stationen eines Leben”(Bir Yaşamın Durakları) adlı sergi var. Bu sergide, Marx’ın doğumdan ölümüne kadar yaşamı işleniyor.
Mayıs ayından 21 Ekim’e kadar sürecek olan etkinliklerde onlarca toplantı, seminer, film gösterimi, konferans gerçekleştiriliyor. Yoğun bir ilgi var.
Özellikle Marx’ın doğduğu eve, her ülkeden ziyaretçi görmek mümkün. Çinliden Afrikalısına kadar her farklı kökenli insanları her an görmek mümkün.
Ayrıca Çinli heykeltraş Wu Weishan tarafından yapılan ve Çin Halk Cumhuriyeti tarafından Marx’ın 200. doğum günü dolayısıyla hediye edilen dev Marx heykeli de 5 Mayıs günü açılmıştı. Görülmeye değer bir heykel.

Marx kazanç kapısı oldu!
Giriş ücreti olarak; sadece Marx’ın doğduğu eve girmek 3,5 €, grup bileti daha ucuz. 4 müzeye giriş için grup bileti 18 €. Bazı toplantılar ve konferanslar da ücretli. Marx’ın yıkmak için mücadele ettiği kapitalist sistem, şimdi Marx üzerinde para kazanıyor yani! Marx’ın bir sözüyle yazıyı bitirelim: “Kapitalist, gölgesini satamadığı ağacı keser”