Sığınmacıların sırtından uzlaşma

Almanya’da genen haftaya damgasını buran sığınmacılar tartışmasında istifa tehdidinde bulunan İçişleri Bakanı Horst Seehofer oldu. Almanya’nın sığınmacıları geri göndermek için AB ülkeleriyle ikili anlaşmaların yapılmasının önünü açan Seehofer, önümüzdeki dönem tek tek ülkeleri dolaşacak. Daha fazla sığınmacının Avrupa’ya ulaşmaması için ise işbirliği güçlendirilecek.

YÜCEL ÖZDEMİR

Almanya’da hükümet ortakları arasında sığınmacılar politikası konusunda yaşanan ve Federal İçişleri Bakanı Horst Seehofer’i istifanın eşiğine getiren tartışmalarda tarafların anlaşmaya vardığı açıklandı. Başbakan Angela Merkel ile Seehofer arasında yaşanan tartışmaların ardından, sığınmacı adaylarının uzun süreli tutulacağı “transit merkezleri”nin kurulması, Almanya-Avusturya sınırında kontrollerin artırılması ve sığınmacıların geldikleri son AB ülkelerine, ikili anlaşmanın olduğu durumda geri gönderilmesi konularına uzlaşma sağlanmıştı.

Ancak bu sefer de koalisyonun diğer SPD, anlaşmaya tepki göstererek buna geçit vermeyeceğini ilan etmiş ve 5 maddelik bir göç planı kamuoyuna açıklamıştı. Tartışmaların hükümetin sonunu getirebileceği şeklindeki değerlendirmelere yol açmasına rağmen, hükümet partileri sığınma hakkının kısıtlanması konusunda anlaşmaya vardılar.

CDU, CSU ve SPD arasında perşembe akşamı varılan anlaşmaya göre, diğer AB ülkelerinden geldiği tespit edilen sığınmacıların başvuruları hızlı bir şekilde değerlendirilecek. CSU ve İçişleri Bakanı Seehofer tarafından “Transit merkezlerin” kurulması şeklindeki talebi “Nakil süreci” olarak değiştirildi ve söz konusu kişilerin iltica başvurularının 48 saat içerisinde ele alınması karara bağlandı. Böylece, diğer AB ülkelerinden gelenlere uzun süre Almanya topraklarında kalma imkanı da ortadan kaldırılmış oldu.

Sığınmacılar, başvurularının değerlendirildiği 48 saat içerisinde karakollarda tutulacak. Bu uygulama halen havaalanlarında geçerli.

GÜNDE GELEN BEŞ KİŞİ ÜZERİNDEN FIRTINA KOPARILDI

Seehofer tarafından verilen bilgiye göre, başka bir Avrupa ülkesinde iltica edip de Almanya’ya gelenlerin sayısı günde 5 sığınmacıdan ibaret. Bu nedenle çıkarılan büyük gürültünün gerçek hayattaki karşılığı yok. En büyük sorun ise diğer AB ülkelerine gelip ancak iltica başvurusunda bulunmayanların durumunun oluşturduğu ifade ediliyor. Bu kişiler Almanya’ya geldiklerinde tam olarak hangi ülkeden geldikleri tespit edilemiyor. Bunlar için ise önümüzdeki dönem sürecin hızlandırılarak, iltica hakkı tanınmayanların ülkelerine gönderilmesi konusunda uzlaşmaya varıldı.

SPD Genel Başkanı Andrea Nahles yaptığı açıklamada, CSU’nun talep ettiği uzun süreli “transit kamplarının” kurulmasını kabul etmelerinin mümkün olmadığını, çünkü bunların hapishaneleri anımsatığını ifade etti.

Tarafların anlaşmasından sonra, gelecekte transit merkezileri kurulmayacak. Sınır bölgelerindeki polis karakolları 48 saatlik süre için kullanılacak.

AB ÜLKELERİYLE İKİLİ ANLAŞMALAR YAPILACAK

AB ülkelerinden Almanya’ya giril yapan sığınmacıların geri gönderilmesi konusunda ise Seehofer tek tek ülkelerle görüşecek ve anlaşmalar imzalayacak. Geri kabul anlaşmasını imzalamayan ülkelere sığınmacıları göndermek mümkün olmayacak. Bu nedenle Almanya’nın diğer ülkelerle yapacağı görüşmelerin oldukça çetin geçmesi bekleniyor. Bu konuda en önemli ülkenin ise İtalya olacağı belirtiliyor. Perşembe günü Avusturya Başbakanı Sebastian Kurz ile bir araya gelen Seehofer, iki ülkenin birlikte İtalya’ya gelen sığınmacıları geri alması için baskı yapması gerektiğini söyledi. Avusturya da aynı görüşte. Ancak, İtalya’nın yeni sağcı-popülist hükümetinin buna yanaşması beklenmiyor. Zira hükümet bütün planlarını ülkedeki sığınmacı sayısını azaltma üzerine kurmuş durumda. Avusturya da sığınmacıları geri almaya yanaşmıyor.

Bu temelde önümüzdeki hafta Almanya, Avusturya ve İtalya içişleri bakanları Innsbruck’ta bir araya gelecek. Görüşmede İtalya üzerinden gelen sığınmacıların geri alınması ve Akdeniz üzerinden gelen sığınmacılarla daha etkili mücadele ele alınacak.

ALMANYA DİĞER ÜLKELERE ÜZERİNE BASKI KURACAK

AB ülkeleri üzerinde gelen sığınmacıları geri göndermeye karar veren Almanya, bu konuda diğer AB ülkeleri üzerinde yoğun baskı kuracak. İspanya ve Yunanistan daha önce Almanya’dan sığınmacı alabileceğini açıklamıştı. Perşembe günü Berlin’e gelen macaristan Başbakanı Viktor Orban ise, Merkel’in bu yöndeki talebini reddetti. Ancak buna rağmen, Orban’a Balkan rotasını çektiği tel örgülerle kapanan Orban’a göstermiş olduğu dayanışmadan ötürü teşekkür etti. Merkel’in, Almanya’ya gelen sığınmacıların Macaristan’den geçerek geldiğini söylemesi üzerine, Orban’dan hepsinin Yunanistan üzerinden geldiğini, bu durumda bütün sığınmacıların Yunanistan’a gönderilmesi gerektiğini ifade ederek, teklifi geri çevirdi.

SEEHOFER İSTEDİĞİNİ ALDI MI ?

Yapılan pazarlıklar, görüşmeler ve anlaşmalara bakıldığında önümüzdeki Ekim ayında Bavyera’da eyaletinde yapılacak parlamento seçimleri öncesinde partisinin oy kaybını önlemek için sığınmacılar politikasını sertleştirmeyi dayatan Seehofer, istediklerinin önemli bir bölümünü diğer partilere de kabul ettirdi. Bu konuda en kötü sınavı SPD’nin verdiği ise görülüyor. Açıktan sağırı sağcı partilerin söylemini kullanan Seehofer’in partisinin oy kaybını önleyip önlemediğini ise ekim ayında göreceğiz. Yapılan anketlere bakılırsa son tartışmanın ve istifa tehditlerinin Seehofer’e puan kazandırdığı görülüyor.

Almanya’nın sığınmacıları diğer AB ülkelerine göndermek için aldığı kararlara tepki gösteren sığınmacılara yardım örgütü Pro Asyl, “Zengin bir ülke olarak Almanya insan hakları ve sığınmacılar konusunda sorumluluğunu bir yana bırakarak bütün faturayı fakir Akdeniz ülkelerine yüklüyor. Ulusal egoistlik belirleyici ve Avrupa’nın temel değerlerinden biri olan insan hakları ise yok ediliyor” açıklamasına bulundu.