NSU Davası’nda karar açıklanıyor

Almanya’da “Yüzyılın Davası” olarak adlandırılan ırkçı terör örgütü NSU üyelerinin yargılandığı davada karar 11 Temmuz Çarşamba günü açıklanıyor. Dava boyunca 8’i Türkiye’den olmak üzere 9 göçmen esnafı ve bir Alman polisini öldüren terör örgütü ile istihbarat arasındaki bağlantının açığa çıkarılmaması, kurban yakınları ve antifaşitler tarafından eleştiriliyor. Bu nedenle gün boyunca “Son söz daha söylenmedi” çağrısıyla Münih ve diğer kentlerde protesto gösterileri düzenlenecek.

Yücel ÖZDEMİR

Münih

Almanya’da 2000-2007 yılları arasında seri cinayetler halinde 8’i Türkiye’den biri Yunanistan’dan olmak üzere toplam 9 göçmen esnafı, çalıştıkları işyerlerinde seri cinayetler şeklinde katleden, Alman polis memuru Michele Kiesewetter’i öldüren, Köln’de iki yere bomba koyan ve 15 banka soygunu gerçekleştiren ırkçı terör örgütü Nasyonal Sosyalist Yeraltı Örgütü (NSU) üyelerinin yargılandığı davada karar 11 Temmuz Çarşamba günü açıklanıyor.

6 Mayıs 2013’de Münih Eyalet Yüksek Mahkemesinde başlayan ve toplam 437 duruşmanın görüldüğü davada, 765 tanık ve 51 bilirkişi dinlendi. Davada kurban yakınlarını 100’den fazla müdahil avukat temsil ediyor.

Kurban aileleri ve müdahil avukatlar dava boyunca NSU üyeleriyle istihbarat örgütleri arasındaki bağlantının açığa çıkarılması çağrısında bulunurken ve ilgili çok somut bilgi ve belgeler olmasına rağmen, bu konu dava boyunca ciddi şekilde gündeme alınmadı. Özellikle son göçmen cinayeti olan Halit Yozgat’ın 6 Nisan 2006’da Kassel’de internet kafesinde öldürülmesi olayında, istihbarat elemanı Andreas Temme’nin olay yerinde olmasına da açıklık getirilmedi. Mahkemeye tanık olarak çağrılan Temme’nin “tesadüfen” olay yerinde olduğuna kanaat getirildi.

İSTİHBARAT ÖRGÜTÜNÜN ROLÜ AÇIĞA ÇIKARILMADI

Federal Başsavcılık tarafından hazırlanan iddianamede cinayetlerin asıl olarak 4 Kasım 2011’de Eisenacht’ta bir karavanın içinde intihar eden Uwe Böhnhardt ve Uwe Mundlos tarafından işlendiği, davada başsanık olarak yargılanan Beate Zschaepe’nin de bunların suç ortağı olduğu ileri sürülüyordu. Dava boyunca üçlü ile bağlantılı oldukları için ifadeleri alınan birçok ırkçı, cinayetleri işleyenleri tanıdıklarını, yakın iş birliği içinde olduklarını ifade ettikleri halde, Federal Başsavcı Herbert Diemer onları da “cinayetleri işleyenler” gurubuna dahil ederek haklarında dava açmadı. Dava sürecinde iddianamenin dışına çıkılmadı. Yine cinayetlerin NSU’nun işlediğinin açığa çıkmasından hemen sonra Federal Anayasayı Koruma Örgütünün pek çok belgeyi imha etmesi konusunda da soruşturma açılmadı.

Böylece, elde pek çok delil olmasına rağmen istihbarat örgütünün cinayetlerdeki rolü, hücre üyelerinin neden zamanında yakalanmadığı gibi sorular aydınlığa kavuşturulmamış oldu.

Ayrıca, cinayetler konusunda önemli bilgilere sahip oldukları tahmin edilen dört tanık da şüpheli şekilde ölmüştü.

HER YERDE PROTESTO VAR

Davadan çıkacak kararın beklentilerin altında olacağını belirten, özellikle cinayetlerde istihbarat örgütlerinin rolünün açığa çıkarılmadığına işaret eden antifaşist örgüt ve inisiyatifler bugün boyunca Almanya’nın bir çok kentinde protesto gösterileri düzenleyecekler.

Sabah saat 08.00’den itibaren Münih’teki Eyalet Yüksek Mahkemesinin önünde başlayacak eyleme Almanya’nın diğer kentlerinden gece otobüslerle yola çıkanlar da katılacak. Konuşmaların olacağı eylemden sonra akşam saatlerinde ise yine Münih’te büyük bir yürüyüş gerçekleştirilecek. Bu yürüyüşe de binlerce kişinin katılması bekleniyor.

Aynı gün Köln ve Hamburg başta olmak üzere pek çok kentte de eylemler yapılacak. Köln’deki eylem bombalı saldırının düzenlendiği ve Türkiye kökenlilere ait işyerlerinin yoğun olduğu Keup Caddesi’nde gerçekleştirilecek.

Öte yandan Demokratik İşçi Dernekleri Federasyonu (DİDF) yaptığı yazılı açıklamada, Türkiye kökenli işçi ve emekçileri başta Münih olmak üzere değişik kentlerde yapılacak antifaşist gösterilere katılmaya çağırdı.


SANIKLAR VE HAKLARINDA İSTENEN CEZALAR

NSU Davası’nda asıl olarak üçü tutuklu olmak üzere beş kişi yargılanıyor. Sanıkların eylemler ve haklarında istenilen ceza Federal Savcılık tarafından şu şekilde:

Beate Zschaepe:

1975 Jena doğumlu. Ocak 1998’de Uwe Mundlos ve Uwe Böhnhard ile birlikte yeraltına çekildi. Birçok ırkçı gösteriye katıldı. İddianameye göre örgütün hayatta kalan tek üyesi. 2000 yılında itibaren işlenen cinayetlerden haberdardı ve banka soygunlarından elde edilen paranın idaresini yapıyordu. İki Uwe’nin intihar ettiği gün Zwickau’da birlikte kaldıkları evi ateşe vererek ortalıktan kayboldu. Cinayetlerin işlendiğini gösteren kısa filmi basına gönderdi. 8 Kasım 2011’de Jena’da polise teslim oldu. Savcılık hakkında ağırlaştırılmış ömüt boyu hapis cezası verilmesini talep ediyor. Mahkemedeki son konuşmasında ırkçı görüşlerle hesaplaştığını ileri sürdü.

Ralf Wohlleben:

1975 doğumlu. Davanın iki numaralı sanığı. Tutuklu olarak yargılanıyor. NPD ve üçlünün politikleştiği Thüringen Anavatanı Koruma Örgütü’nde önemli görevler yaptı. Cinayetlerde kullanılan Çeska 83 silahını susturucuyla birlikte temin ederek diğer sanık Carsten Schultze’ye teslim etti. Halen ırkçı görüşleri savunuyor.

Andre Eminger:

NSU üyelerine en fazla yardımcı olan kişi. Yeraltında yaşadıkları yıllarda evler onun adına kiralandı. Kendisi ve eşinin kimlik ve sağlık kartlarını örgüt üyelerine kullandırdı. Cinayetlerin NSU tarafından işlendiğini gösteren filmin Eminger tarafından yapıldığı ifade ediliyor.

Köln Keup Caddesi’ne düzenlenen bombalı saldırı için kullanılan karavan onun adına kiralandı. Bir süre tutuksuz yargılandı. Irkçı gösterilerde boy gösterdi. Duruşmalara sürekli ırkçı motifleri göstererek katıldı. Eylül 2017’de hakkında 12 yıl hapis cezası talep edildiği açıklandıktan sonra tutuklandı.

Holger Gerlach:

Cinayetleri işleyen terör örgütünün en önemli destekçiler arasında yer alıyor. Tutuksuz yargılanıyor. Cinayetlerde kullanılan karavanların çoğu onun adına kiralandı. Ehliyet ve kimliklerini kullandırdı. Dava başladığında itirafçılık programında yararlanmak için başvuruda bulundu. Ancak iki yıl sonra bundan vazgeçti. Suçlarını kabul etti ve kurban ailelerinden özür diledi. Hakkında 5 yıl hapis cezası talep ediliyor.

Carsten Schultze:

Wohlleben’in temin ettiği silahı bir çantanın içinde terör örgütü üyelerine ilettiğini itiraf etti. Davanın ilk duruşmasında kurban yakınlarından özür diledi. Irkçı görüşlerle arasında mesafe koyduğunu söyledi, bu nedenle itirafçılık yasasından yararlanma başvurusu yaptı. Tutuksuz yargılanıyor. Savcılık hakkında 3 yıl hapis cezası istiyor.


NSU KURBANLARI KİMLER?

9 Eylül 2000: Enver Şimşek (Nürnberg)

13 Haziran 2001: Abdürahim Özüdoğru (Nürnberg)

27 Haziran 2001: Süleyman Taşköprü (Hamburg)

29 Ağustos 2001: Habil Kılıç (Münih)

25 Şubat 2004: Mehmet Turgut (Rostock)

9 Haziran 2005: İsmail Yaşar (Nürnberg)

15 Haziran 2005: Theodoros Boulgarides (Münih)

4 Nisan 2006: Mehmet Kubaşık (Dortmund)

6 Nisan 2006: Halit Yozgat (Kassel)

27 Nisan 2007: Michaele Kieserwetter (Heilbornn)


EVRENSEL MAHKEMEDE OLACAK

İKİNCİ Dünya Savaşı’dan sonra Almanya tarihinin en büyük davası olan NSU Davası’nı Evrensel Gazetesi de mahkeme salonunda izleyecek. Beş yıl önce salonda basın için ayrılan 50 sandalye için yapılan kura çekimiyle Evrensel davayı izlemeye hak kazanmıştı. Türkiye’den davayı izleyen az sayıdaki gazete arasında yer alan Evrensel, elde ettiği bu yeri Alman günlük gazeteleri Neues Deutschlad ve Die Tageszeitung ile de paylaşmıştı.

NSU Davası konusundaki gelişmeleri başından itibaren düzenli izleyen Almanya temsilcimiz Yücel Özdemir, bugün mahkeme salonunda davayı takip edecek, kararı ve sonrasındaki gelişmeleri okuyucularımıza aktaracak.