Devrimler Tarihi Sergisi

Ali Çarman

Nisan ayından bu yana, Karlsruhe Badischen Museum’da sergilenmekte olan „Devrim/Revolution!“ sergisi ilgi çekmeye devam ediyor.
Baden-Württemberg eyaleti genelinde üzerinde Che’nin Revolution yazılı kızıl afişi ile propagandası yapılan bir sergiyi biz de görelim dedik.
Geniş bir alanın içine kurulu Baden Eyalet Sarayı‘nın tepesinde aylarca kızıl bayrak dalgalandı. Devlete ait bir kurumda devrim çağrısı yapan bayrağın dalgalanması yer yer tepkilere neden oldu.
Sarayın giriş kapısına devrim çağrısı yapan kırmızı bir megafon yerleştirilmiş. Devrim sergisi için gelenler burada resim çektirmeden edemiyorlar.
Kuşkusuz biz de heyacan içinde neler ile karşılaşacağımızın merakı içindeyiz. Biletlerimizi alıp kapıdan içeri adım atar atmaz, yapay rüzgarla dalgalandırılan iki kızıl bayrak ile karşılaşmamız içimize sevinç katıyor. Burada her yarım saatte kısa bir devrimler tarihi filmi gösteriliyor.
Dar denebilecek bir alana sığdırılmış sergi salonu ilk elde sanki yıkılmış harabeye dönmüş bir görünüm vermekte. Büyük bir toplumsal alt-üst oluş ancak böyle olur mesajı veriliyor belki de. Kuşkusuz bunda devrimler tarihi pratiği yol göstermiş. Yerlere serpiştilmiş muhtelif el ilanları ile devrim çağrısı yapan bildirileri görüyoruz.
İnsanlık tarihinde devrimlerin ilki diye anılan 1789 Fransız burjuva devriminden, 1848 devrimine, 1917 Büyük Ekim Devrimi‘nden, 1989 Berlin duvarının yıkılışı ve Arap Baharı’na kadar her birisinden çarpıcı birer cümle sinevizyon ile duvara yansıtılmakta. Karl Marx’ın “Bütün ülkelerin işçileri birleşin!” sözünden, “Dünya bizim ve herşeyi değiştirebileceğimize inanıyorduk. Bunun için kanatlarımız vardı” diyen Kahire direnişçisine ve Lenin, Rosa Luxemburg, Mao Zedung, Voltaire, Radin, Ernesto Che Guevara, Fidel Castro‘ya kadar devrim önderlerinin sözleri serginin değişik bölümlerinde duvarlara yazılmış.
Sergide, dünya devrimler tarihi kısaca ele alınmış, asıl olarak 1848 Almanya devrimi geniş olarak işlenmiş.
Adı devrimler tarihi ile özdeşleşmiş orijinal bir giyotinden vatandaşlara dağıtılmak üzere baskıda bekleyen binlerce devrim çağrısı, mini bir Komünist Manifesto’ya kadar birçok objeyi görmek mümkün.
Avrupayı bir uçtan diğer uca sarmalayan, feodalizmin bağnaz-gerici yoksullaştırıcı ilişkilerinden kurtulmanın devrimlerini, Paris Komünü‘nü, Büyük Ekim Devrimi‘ni sıradan bir sergi ile vermeye çalışmak devrimlere haksızlık olur.
Sanat uğraşlarına toplumsal bir sorumluluk duygusuyla yaklaşmak önemlidir. Ancak tehlikeli, yıkıcı ve yeniden yapıcı olan devrimlerin seçilmiş olması zor bir yolda atılmış olan küçük bir adım olarak görülebilir.
Fransız düşünür Voltaire’nin ‘‘ Her yerde devrimin tohumlarını görüyorum. Devrimin gelmesi kaçınılmazdır‘‘ sözleri hala güncelliğini korumakta. Bütün eksikliklerine, çarpıtmalarına rağmen Badische Lades Museum’daki „Devrim“ sergisi görülmeye, öğrenmeye değer.

Segiden resimler/ Ali Çarman: