Ortak mücadeleyi güçlendiren bir adım atacağız

DİDF Hamburg İşyeri ve Sendika Komisyonu 22 Eylül’de yapacağı işçi ve sendikacılar buluşması düzenlemek için hazırlıklarını sürdürüyor. Bu konu ile ilgili çalışmaların içinde yer alan Neupack İşyeri İşçi Temsilciliği (BR) Başkanı ve IG BCE Sendika Temsilciler Kurulu (VKL) üyesi Murat Güneş ile bu toplantı üzerine konuştuk.

SİNAN ÖZBOLAT

Eylül ayında dernek olarak bir işçi ve sendikacılar buluşması düzenliyorsunuz. Ve bu toplantıda kurmayı planladığınız ‘mücadeleci sendikacılar ağı‘ üzerine konuşacaksınız böyle bir ağ kurma fikri nasıl doğdu, ihtiyaç neydi?

Derneğimiz Hamburg ve çevresinde uzun yıllardır birçok işyerinde yaşanan işyeri mücadelelerine önemli dayanışmalarda bulundu. Bu durum derneğimizin mücadeleci işçiler içinde tanınmasına neden oldu. Birçok işyerinde çalışan işyeri işçi temsilcisi, sendika temsilcisi ve işçi ile ilişki halindeyiz, bu arkadaşlarla birçok konuyu konuşup, tartışıyoruz.

Son yılarda Almanya genelinde olduğu gibi Hamburg şehrinde de kendi içerisinde irili ufaklı birçok iş yerinde mücadeleler ve direnişler yaşanıyor. Lakin bu eylem ve direnişlerin birçoğunun istenen kazanımla sonuçlanmamasının birçok nedeni var. Bir sendikaların yeterli desteği ve dayanışmayı göstermemesi, iki genel olarak sendikal mücadelenin ve işçi hareketinin zayıf olması bu nedenlerin başında geliyor. Yaşadığımız bölgede üretim yapan işyerlerinde ve fabrikalarda çalışan işçiler genelde devam eden eylem ve direnişler konusunda ya haberleri olmuyor ya da dayanışma açısından katkıları maalesef yeterli olmuyor. Bu durum Almanya genelinde de farklı değil. Sorun Hamburg’a özgü bir sorun değil. Biz de bu durumu değiştirmek kendi içimizde bir araya gelerek tartıştık bir çözüm arayışına girdik.

Bir süre önce metal dalında yaşanan TİS döneminde Hamburg da birçok fabrikada uyarı grevlerinin yaşanması, birçok işyerinde tam gün uyarı grevlerinin yapılması ve tüm bunların haftalarca gündemde kalması bizim için iyi bir fırsat oldu. Dernek olarak metal işçilerinin mücadeleleriyle dayanışma içinde olduğumuzu bizzat eylemlere giderek gösterdik ve öteden beri var olan ilişkilerimizin yeniden canlanmasını sağladık.

Bu süreçte derneğimizde sendikacılarla, mücadeleci işçilerle buluşmalar gerçekleştirdik. Hamburg genelinde tüm işkollarını kapsayan bir ağ kurma fikri de bu toplantılarda gündeme geldi. Kentimizde bizim gibi birçok farklı gruplar ve bu işe kafa yoran kesimler var ancak herkes kendi içinde bu tür çalışmaları yapıyor. DİDF işçi komisyonu olarak bu tür çabaları birleştirmek; sendikalara bir alternatif değil, tam tersine hem sendikal mücadeleyi hem de işçiler arasında tabandan ortak mücadeleyi ve dayanışmayı güçlendirmeyi hedefleyen bir ağ olmasını hedefleniyoruz. Amaç burada olup bitene seyirci kalmamak bu tip eylem ve faaliyetlerin içinde aktif yer alabilmektir.

Bizim kurmayı veya örgütlemeyi düşündüğümüz ağın amacı sorun yaşanan işyerlerinde çalışan işçilerle ve işyeri çalışmalarını ve örgütlenmelerini desteklemek. Bu çalışmayla, kuracağımız bu ağ sayesinde işçi sınıfını bugünkü bulunduğu çıkmazdan kurtulması ve ileriye doğru bir adım atması için yerelde gücümüz yettiği ölçüde desteklemek, bilinçlenmesine katkı sunmak istiyoruz, devam eden işçi mücadeleleri arasında bir ağ olmayı hedefliyoruz. Ayrıca bölgemizde sosyal toplumsal alanda da farklı mücadeleler devam ediyor. Konut sorunu, eğitim sorunu veya hastanelerde sağlık emekçilerinin karşı karşıya kaldıkları ama tüm işçi ve emekçileri ilgilendiren sorunlar yaşanıyor. Tüm bunlar bütün işçi ve emekçilerin sorunları olduğunu düşünüyoruz ve oluşturmak istediğimiz ağın bu mücadelelerin ortaklaşmasına da katkı sunacak bir girişim olacağını düşünüyoruz. Tekrar belirtmek istiyorum; kendimize sendikalara alternatif bir rol biçmiyoruz, sadece emekçileri mücadelelerini destekleyen ve sendikal örgütlülüğü daha da güçlendirecek adımları kolektif olarak atmayı hedefliyoruz.

Bu toplantıya katılanlar ve kuracağınız ağ kapsamındakiler sadece Türkiye kökenliler mi olacak?

Elbette ki toplantıya davet ettiğimiz ve katılacaklar sadece Almanlardan veya Türklerden oluşmuyor. Toplantımız her dilden her ulustan işçiye ve sendikacıya açık olacak. ‘Ben bir şeyler yapmak istiyorum’ diyen herkese açık olacak. Emekçilerin kimliği, dili, dini bizi ilgilendirmiyor, sadece ve sadece birlikten kuvvet doğar sözünden yola çıkarak farklılıklarımızı bir kenara bırakarak, birlikte neleri daha iyi birlikte yapabiliriz bunu ön plana çıkartarak bu ağın kurulmasında yer almasını sağlayacak bir perspektifle hareket ediyoruz.

Toplantının hazırlıkları kısa süredir devam ediyor. Ne gibi reaksiyonlarla karşılaştınız? Destekleyenler mi yoksa ‘böyle bir ağa ihtiyaç yok‘ diyenler mi ağırlıkta?

Toplantının ön hazırlıkları ve reaksiyonlar konusunda ise şunları söyleyebiliriz. Biraz önce belirttiğim gibi Eylül ayı içerisinde gerçekleştireceğimiz toplantı için Almanca ve Türkçe bir çağrı çıkardık. Bunu ilişkide olduğumuz ve bu çalışma içinde yer alacağını söyleyen kesimlere gönderdik onlarda çağrıyı kendi çevrelerine ulaştırdılar. Ayrıca bu çalışma içinde yer almasını istediğimiz sendikacı ve temsilcilerin bir listesini çıkardık bunlarla özel görüşüp tartışıyoruz. Şu ana kadar hedefleyip görüştüğümüz sendikacılar da ve farklı işyerlerinde çalışan temsilciler de böylesi bir ağın kurulması fikrine pozitif bir yaklaşım var. Arkadaşlar böyle bir ağın ihtiyaç olduğunu belirtiyorlar. Özellikle Holsten bira fabrikasında yaşanan işten atmalara karşı işçilerin acil dayanışmaya ihtiyacı olduğu görülüyor. Birçok temsilci arkadaşımız benzer bir durumun yarın başka fabrikalarda gündeme gelebileceğinin farkındalar. Sorunların gündemde işyerlerindeki arkadaşlarla konuştuk onlar ise böyle bir adımın daha çabuk atılmasından yanalar. Sonuç olarak bu tip bir ağın gereksinimlerini beraber tartıştık tüm bu görüşmelerin, tartışmaların bizlerde bıraktığı algı ve izlenim oldukça pozitifti, elbette ki bunu ilerleyen dönemlerde daha iyi gözlemleyeceğiz.

Katılacaklarını söyleyenlere baktığınızda ağırlıklı olarak hangi işkolları öne çıkıyor?

Katılımın olacağı işkolları kimya, kamu ve özel hizmet işkolları, metal, gıda üretime dayalı fabrikalara kadar birçok branşı içerisinde barındırıyor. Elbette ki sınırlama ve de bazı branşları dışarıda tutma gibi bir bakış açısı ve düşünce söz konusu olamaz. Hedefimiz ortak problemlerimize, ortak çözümler bulabilmek ve dayanışmayı büyütüp kazanımlarımızı artırmak.

Son olarak belirtmek istediğim bir şey var; bu toplantıya sadece temsilciler ve sendikacılar davetli değil bütün işçiler davetliler, katılabilir ve katılmalıdır.