IG Metall: İnsanlık ve dayanışma için – bölünmeye, ırkçılığa ve nefrete karşı

Almanya’nın en büyük sendikası IG Metall’in Danışma Kurulu, 4 Eylül 2018’de toplanarak ülkedeki gelişmeleri değerlendirdi ve aşağıdaki metni kararlaştırarak kamuoyuna sundu. Yazının bazı bölümleriyle aynı fikirde olmamakla birlikte yaşananlara karşı sendikanın sessiz kalmamasının kendi başına önemli olduğunu düşünüyoruz ve gazetemiz tarafından çevrilen metni yayınlıyoruz. Umarız, metnin Türkçe olarak yayınlaması sendika içinde bu konuda devam eden tartışmalara katkı sunar. YENİ HAYAT Redaksiyonu

Anayasamızın 1. maddesinde “İnsanlık onuru dokunulmazdır” diyor. Bu, Almanya’nın kendini dokunulmaz ve devredilemez insan haklarına adadığını gösterir. Kapsamında kişiliğin serbest gelişimini, yaşam ve kişi dokunulmazlığı hakkı, ifade özgürlüğü hakkı, kadın- erkek eşitliği, din, vicdan özgürlüğü ve sığınma hakkı vardır. Bu haklar korunmuştur ve bunları sağlamak devlet otoritesinin görevidir. Devlet vatandaşlarını korumalıdır. Bu ülkede linçe yer yok. Sağ popülistlerin, faşistlerin ve Neonazilerin toplumsal hayatımızın temel değerlerine karşı nasıl harekete geçtiklerini büyük bir endişeyle izliyoruz. Bunlar, her yerde ortaya çıkabilecek konumda örgütlü, hareketliler. Buna karşı açık bir tutum sergilemek tüm demokratların görevidir. Herkesi insanlık düşmanı, aşırı sağcı ve anti-demokratik tüm oluşumlara kararlı şekilde karşı çıkmaya çağırıyoruz. Her türden nefret ve şiddeti kınıyoruz. Almanya sağa doğru kayamaz!

Almanya, aşırı sağcıların ileri sürdüklerinden fazlasını başarabilir. Güçlü bir birliktelik sayesinde ülkemizdeki insanlar muazzam başarılar sağladılar. Ama aynı zamanda birçok kişi Almanya’nın birleşmesi, artan küreselleşme ve 2008’den itibaren ekonomik ve mali krizi aşma çabaları nedeniyle maalesef yolda kaldılar: Şirket karları ve servet güçlü şekilde artarken, özellikle düşük gelirli, güvencesiz işlerde, işyeri temsilciliklerinin olmadığı, sözleşmelere bağlı olmayan işletmelerde çalışan meslektaşlarımız, diğerleri bunun faturasını ödediler. Dönüşümün zorlukları, iyi ve kolektif olarak güvence altına alınmış işlerde çalışanlar arasında da günün birinde yolda kalma korkusunun büyümesine neden oluyor. Bu nedenle politikacılardan, insanların duyduğu güvensizliği doğru bir şekilde yorumlamasını bekliyoruz. Sallantıda olan kişi öncelikle siyasetin çözüm sunmasını ister. Bunun için sağcı sloganların kopyalanması ve seçim hesapları değil ikna edici konseptler gerekir. Almanya’ya gerçekleşen göç siyasetçilerin ihmal ettiği alanları gözler önüne seriyor: Adil ücretler, iyi iş ve mesleki gelecek perspektifi, yeterli emekli maaşları, uygun kiralı konutlar ve iç güvenlik toplumumuzun merkezinde yer alan sorunlardır. Sadece bu konuları gündemine alanlar toplumsal birlikteliğe katkı sunmuş olacaktır. Ve birçok mültecinin bir daha vatanlarına dönemeyeceği gerçeğiyle yüzleşmeliyiz. Modern bir göç yasasına ihtiyacımız var, entegrasyonun önündeki engeller ortadan kaldırılmalı ve kaçış nedenlerinin üzerine ciddi şekilde gitmeliyiz. Korunma ve iltica hakkı gibi, AB üyesi ülkeler arasında korunma arayanların adil bir şekilde dağıtımının güvenceye alınması da zorunludur. Federal Hükümet’in bunun için ciddiyetle harekete geçmesini bekliyoruz.

Biz sendikacılar ortak yaşamın başarısına katkıda bulunuyoruz. Sorunları abartmıyoruz, çözümler arıyoruz, işverenlerle de birlikte… Ne de olsa onların da işyerinde barışçıl bir ortam sağlama ve nefret dolu faaliyetlere son verme diye bir görevleri var. İnsanlar, kökenleri ve dinlerinden bağımsız olarak sendikamızda örgütleniyorlar. Hür-demokratik temel düzen için, şirketlerde daha fazla demokrasi ve sosyal hukuk devletinin güvenceye alınması ve geliştirilmesi için birlikte hareket ediyoruz.

#Wirsindmehr – ve harekete geç:

* Sorumluluk alanımızda ve işyerlerinde, insanlık onuru için ve popülizm ve insanlık düşmanlığına karşı aktif olarak hareket ediyoruz.

* Bölgemizdeki bütün mücadeleci demokratlarla birleşip ve inandıklarımızı kamuoyunda açık bir şekilde savunuyoruz.

* İnsanlık düşmanı yürüyüşlere aktif karşı çıkmaya çağırıyoruz.

* Üyelerimizi ve aktivistleri, mültecilerin mesleki eğitim yoluyla entegre edilmesi konusundaki çabalarını arttırmaya çağırıyoruz.

* Gelecekteki göç politikasının şekillenmesine aktif olarak katılacağız.

* Demokrasi ve açıklık mücadelesinde baskı gören meslektaşlarımıza aktif olarak sahip çıkacağız. İnsanlık onuru dokunulmazdır.