‚Opera dolmuşu’ndaki yolculuk

Opera sanatını halka yaklaştırmak üzere ‚Selam Opera‘ adlı bir proje başlatıldı. Proje kapsamında ‚Berliner komischer Oper‘ sanatçıları “Operndolmus, In zwei Heimaten zuhause” adlı oyunu sergiliyor. 1 Eylül’de Dortmund’da izleyiciyle buluşan oyunu izleyen Eylem Kubane izlenimlerini okurlarımız için paylaştı.

EYLEM KUBANE

1 Eylül 2018´de proje ve kültür merkezi Planerladen Dortmund Wambeler caddesinde bir opera gösterisi organize etti. Bu gösteriden bahsetmeden önce biraz opera ile ilgili bilgi alışverişinde bulunalım istedim.

Opera deyince akla ne gelir?

Bazıları için opera büyük, görkemli salonları, bazıları için yüksek sesle anlaşılmaz şarkılar söyleyen sanatçıları, bazıları için rengarenk kostümleri ve maskeleri çağrıştırır. Benim aklıma ilk gelenlerden biri ise, Taksim Atatürk Kültür merkezinde arkadaşımla ilk opera izlediğimizde, arkadaşımın oyunun sonuna doğru bıkkın bir yüz ifadesiyle bana dönüp “Ya Eylem’ciğim kültürlü olucaz diye bu kapı gıcırtılarını dinlemek zorunda mıyız” deyişi… Yıllar sonra bile bu cümle hem güldürür hem de düşündürür beni.

Operanın resmi genel tanımlarından biri, solistleri, orkestrası, korosu, sahnesi, ışığı, dramatik oyunu ile müziğe uyarlanmış tiyatrodur. Tüm sanatların bileşkesi olan opera ilk olarak 1597 yılında İtalya (Floransa) da “Dafne” adıyla sahnelenmiştir. Opera yüzyıllar boyunca İtalyan müzisyenlerin öncülüğünde gelişen, öteki ülkelerin İtalyanların izinden gittiği bir sanat olarak kalmıştır.

Türklerin Opera ile tanışması ise Osmanlı’da 3. Selim dönemine kadar gitmektedir. Tarihi bu kadar eskiye dayanmasına rağmen Türkiyede’de Opera sanatı, dünyanın birçok yerinde olduğu gibi, azınlık, elit, bürokrat bir kesime hitap edip, toplumun çoğunluğuna yayılamamıştır.

İste bu durumu değiştirmeye çalışan, halka operayı tanıtmak için şehir şehir dolaşan “Berlin komischer Oper”’nin dolmuşunun yolu iyi ki Dortmund´a kadar uzadı da, biz de onları tanıma fırsatı bulduk.

“Operndolmus, In zwei Heimaten zuhause” isimli oyun Planerladen´in yeni açılan lokalinde ücretsiz olarak halka sunuldu. Proje müdürü Mustafa Akça “Selam Opera” adlı projeyi kısaca özetledikten sonra beş kişilik multi-kulti opera ekibi farklı dillerden, içinde Türkçe iki şarkının da olduğu, çok tutkulu, canlı bir gösteri sundu.

Gösterinin arkasından 2011 yılından itibaren şehir şehir, ülke ülke dolaşıp, halka operanın kapısını açmaya çalışan ekiple çok güzel bir sohbet imkanımız oldu. Seyircilerin farklı ülkelerden ve kesimlerden olması ve oyunun arkasından sanatçılara soru sorup sohbet etme fırsatı bulmaları da görülmeye değerdi.

Operayı tanımak ve opera sanatçılarıyla sohbet etmek kaçırılmaz bir fırsat. ‚Selam Opera‘ projesinin ayakta kalması halktan gelen ilgiye de bağlı olduğu için, sizlere tavsiyem; Mustafa Akça ile bağlantıya girerek bulunduğunuz şehirlere bu ekibin davet edilmesidir. Burada kısaca özetlemeye çalıştıklarımı siz de “Operndolmus” ile yolculuğa çıktığınızda daha iyi anlayacağınıza eminim.