Bavyera’da ‘siyasi deprem’ bekleniyor

Bavyera eyaletinde 14 Ekim günü yapılacak parlamento seçimlerinden çıkacak sonuçlar sadece eyalet için değil aynı zamanda ülke açısından da önemli olacak. Federal İçişleri Bakanı Horst Seehofer’in başkanlığını yaptığı Hıristiyan Sosyal Birlik (CSU) partisinin tek başına iktidarı kaybetmesine kesin gözüyle bekleniyor. Sonuçlar Seehofer’in siyasi geleceği açısından da önemli.

Almanya’nın güneydoğusunda yer alan ve 13 milyon nüfusu bulunan Bavyera, diğer 16 eyaletten pek çok açıdan farklılıklar içeriyor. Bundan yüz yıl önce monarşinin yıkılmasından sonra, “Hür Eyalet Bavyera’ (Freiestaat Bayern) adıyla 8 Kasım 1918’de kurulan eyalet pek çok açıdan diğer eyaletlerden farklılık arz ediyor. Örneğin Angela Merkel’in başkanlığını yaptığı Hıristiyan Demokrat Birlik (CDU) bütün eyaletlerde örgütlenip seçimlere katılırken, bu eyalette “kardeş” dediği Hıristiyan Sosyal Birlik (CSU) örgütlü. Sadece bu farklılık bile Bavyera egemenlerinin halen tam anlamıyla ‚birleşmeden‘ yana olmadığını gösteriyor.

14 Ekim’de yapılacak eyalet parlamentosu seçimleri bu açından geçmişten farklı olarak eyaletteki siyasi dengeler değiştirmeye aday görünüyor. 110 sandalyeli eyalet parlamentosunda 1946’dan 2008’e kadar, sadece 1954-57 dönemi dışında, CSU hep tek başına iktidar oldu. 2008-2013 yılları arasında FDP ile koalisyon ortaklığı kurmak zorunda kalan CSU, daha sonra yeniden tek başına hükümet kurmayı başardı.

Ne var ki bu seçimlerde CSU’nun işinin oldukça zor olduğu görülüyor. Parti içinde yaşanan tartışmalar ve çekişmelerden sonra geçen yıl Markus Söder, Horst Seehofer’i başkanlık koltuğundan ederek sandalyeye oturmuştu. Ancak aynı anda parti başkanlığını kabul etmeye yanaşmamıştı. Bu nedenle seçimlerden ikisinin de yenilgiule çıkacağı tahminleri ağır basıyor.

CSU TARİHİ KAYIPLA KARŞI KARŞIYA

Son kamuoyu yoklamalarına göre CSU’nun oyları, rekor düzeyde düşüş yaşayarak yüzde 33’e kadar gerilemiş görüyor. Yapılan kamuoyu araştırmalarına göre, CSU’nun en fazla yüzde 36 alabileceği tahmin ediliyor. Bu da tarihi bir gerileme geliyor. CSU’nun beş yıl önce aldığı yüzde 47,7’lik oyun yaklaşık yüzde 15’ni kaybetmesinin nedenlerinden birisi ırkçı AfD’nin yükselişi. Anketlere göre AfD’nin bu seçimlerde yüzde 10-13 arasında oy alacağı tahmin ediliyor.

Anketlerde en dikkat çekici gelişme ise muhalefet partileri cephesinde yaşanıyor. Son seçimlerde yüzde 20 oy alan SPD’nin ana muhalefet olmasına rağmen oy kaybedeceği kesin görünüyor. En fazla yüzde 10-13 arasında, yani AfD seviyesinde oy alacağı tahmin ediliyor. Oy kaybetmesinin başlıca nedeni ise CSU’ye karşı ciddi bir seçenek ortaya koymaması. Nitekim onbinlerce insanın tepkisini çeken Yeni Polis Yasası ve yüksek kiralara karşı SPD’nin tutumu pek olumlu olmadı. Bu nedenle CSU’ya yönelik tepkileri toplamadığı belirtiliyor.

YEŞİLLER VE SOL PARTİ YÜKSELİYOR

Buna karşın diğer muhalefet partisi Yeşiller’de önemli bir yükseliş dikkat çekiyor. Anketlere göre son seçimlerde yüzde 8,6 oy alan Yeşiller’in yüzde 17-18 aralığında oy alacağı tahmin ediliyor. Bu da sokak hareketinin en fazla Yeşiller’in işine yaradığı anlamına geliyor.

Aynı şekilde daha önce yüzde 2,1 oy alan Sol Parti’nin oylarının da yüzde 5 barajına yaklaştığı belirtiliyor. Ancak barajı aşmasının sürpriz olabileceği tahmin ediliyor. FDP ve Hür Seçmenler Birliği’nin ise meclise girmesi bekleniyor.

NASIL BİR HÜKÜMET KURULACAK?

Bu sonuçlara bakıldığında Bavyera’da CSU’nun potansiyel ortağı FDP ile yeniden bir ortaklık kurması mümkün görünmüyor. Çünkü FDP’nin oy oranının yüzde 5-6 arasında olması bekleniyor. Keza CSU ile SPD’nin oylarının da ortaklık için yetmeyebileceği tahmin ediliyor. CSU henüz AfD ile ortaklık konusunda bir mesaj vermiş değil. Ancak Yeşiller ile birlikte hükümet kurmasına da ihtimal verilmiyor. Bu nedenle 14 Ekim akşamı, Bavyera tarihinde hiç yaşanmamış bir meclis aritmetiğinin ortaya çıkması ihtimali hiç de az değil. Bu da önce eyalet sonra ülke genelinde yeni tartışmaları tetikleyebilir. (YH)