Mannheim’de ırkçılığa karşı 9 bin kişi yürüdü

Chemnitz‘ de yaşanan olaylardan sonra, Mannheim‘ da, ırkçılığa ve nefret söylemlerine karşı, demokrasi, insaniyet ve hukuk devletinin üstünlüğü için bir yürüyüş yapıldı.
Yürüyüşün ilk çağrısını yapan Gerhard Fontagnier (Bündnis 90/ die Grünen)) ve Marianne Bader (SPD) geniş bir kesime ulaşmayı başardı. Kısa bir süre içerisinde DGB, ver-di, IG Metall sendikaları, dernek kurum ve kuruluşların yanı sıra Protestan ve Katolik kiliseleri, sanatçılar, Rhein Neckar Löwen ve SV Waldhof Mannheim spor klüpleri gibi geniş bir yelpazede destek bulan çağrı belediye başkanı ve Mannheim belediyesinin de desteği ile geniş kesimleri biraraya getirdi. Hazırlık sürecinde yürüyüş tarihinin iki Almanyanın birleşme tarihi 3 Ekim’e alınması alınması, bu anlamlı günün sadece iki Almanyanın birleşmesi ile sınırlı kalmaması, sığınmacıları ve Almanya’ya yeni gelen tüm insanları kapsaması gerektiği şeklinde açıklandı.
Yürüyüş öncesi bazı kesimler arasında yürüyüşün tarihi, başlığında yer alan değerlerin muğlak ve yoruma açık olması, konuşmacılar arasında olan Protestan kilisesi dekanı Hartman’ın kimliği ve yürüyüşün sonunda Alman marşının üçüncü kıtasının söylenecek olması tartışmalara yol açtı., Ancak bu türden pürüzler katılımı etkilemedi. Organizatörlerin 4000 bin civarında katılımcı beklediği yürüyüşe 9000 kişi katıldı ve Mannheim’da ırkçılğa ve yabancı düşmanlığına karşı anlamlı bir mesaj verildi.
Yürüyüşte ilk konuşmayı, organizatörler arasında yer alan Dekan Ralph Hartman yaptı. Hartman konuşmasında, dialoğun gücüne dikkat çekerken, sınırlarını tel örgülerle kapatan ve insanları dışlayan bir Avrupa‘da değil, kapıları herkese açık olan bir Avrupa‘ da yaşamak istediğini söyledi.
Mannheim belediye başkanı Dr. Peter Kurz yaptığı konuşmada bu denli geniş ve farklı bir kesimin ortak talepler etrafında ilk kez bir araya gelmesinden dolayı gurur duyduğunu belirtti. Kurz, amacın reflex ve tepki göstermekten öte demokrasi, insaniyet ve hukuğun üstünlüğüne yönelik duyarlılık yaratılması ve bu değerlerin savunulması olduğunu ve alanda bulunan herkesin bu yönde kaygıları olduğunu söyledi.