Frankfurt Kitap Fuarı: Bir yanı festival

Aziz Koçyiğit
Frankfurt

Kapılarını 70. kez açan Frankfurt Kitap Fuarı hafta sonunda okuyucularla buluştu ve festival havası esti. Binlerce kişinin roman kahramanları kostümleriyle fuara katılmaları renkli görüntülere sahne oldu. Son yılların en büyük katılımıyla gerçekleşen fuara, 110 ülkeden 7 bin 500 yayınevi ve 300 binin üzerinde ziyaretçi geldi. Geçtiğimiz Salı günü resmi açılışı yapılan ve üç gün boyunca yayıncılık alanının aktörlerinin katıldığı fuar cumartesi ve pazar günü de kapılarını okurlara açtı. İlgi ve katılımın yoğun olması bazı salonlarda izdihamlara neden oldu.
Fuar kapsamında yapılan 4 bin civarındaki söyleşi, okuma, panel, TV programlarında edebiyat, yayıncılık, düşünce ve fikir özgürlüğünden eğitim, çocuk ve kadın sorunlarına kadar pek çok konu ele alındı. Bu kadar yoğun program arasında taktir edilir ki sadece bir kısmını izleme imkanımız oldu. Aslında her yıl önemli bir gündem olan düşünce, yayın ve gazetecilik üzerindeki baskılar bu yıl bu yıl İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinin ilanının 70. yıl dönümü olması nedeniyle daha da öne çıkmıştı. Konu düzenlenen çok sayıda etkinlikte değişik yönleriyle ve geniş bir yelpazede ele alındı. Almanya ve Avrupa’da yükselen ırkçılık ve sağ popülizm de, Almanya’da kadınların seçme hakkını elde etmelerinin 100. yılı vesilesiyle kadın erkek eşitliği de, Türkiye, Arabistan, İran, Çin, Meksika, Polonya, Macaristan gibi ülkelerdeki yayıncılık, gazetecilik ve insan hakları üzerindeki baskılar da ağırlıklı olarak tartışılan konular oldu.

Dijital yayıncılık güdük kaldı
Yayıncılığın sorunlarının ele alındığı söyleşilerin gündeminde dijital ve baskılı yayıncılık vardı. Elektronik kitaba (e-book) ilginin her yıl biraz daha artmasıyla birlikte, ilk başlarda tahmin edilen seviyede olmadığı, basılı kitaplara ilginin büyük oranda devam ettiği görüldü. İnternet haber portallarının takip edilmesinde önemli artışlar görülmesine rağmen dijital kitaba olan ilgi aynı seviyede artmadı. Basılan kitap ve gazetelerin tirajlarında görece azalma olsa da, yayıncılığın ana omurgasını hala basılı yayınların oluşturduğu tespitleri yapıldı.

Misafir ülke Gürcistan
Fuarın onur konuğu olan Gürcistan ve Kafkasya edebiyatı da düzenlenen birçok etkinlikte değişik yönleriyle ele alındı. Gürcistan ulusal standında, Almancaya da çevrilmiş pek çok eser sergilendi. Misafir ülkenin 70. yıl nedeniyle 70 yazarla katılması misafir ülkenin fuara iyi hazırlandığını gösteriyordu. Gürcüler fuarda 2 bin yıllık kültür birikimlerini sergileyerek, 26 kez Rus boyunduruğundan kurtulduklarını ve yönlerini batı kültürüne çevirdiklerini öne çıkardılar. Sergilenen çok sayıda kitap ve yayında da, Rus ve Sovyet Bolşevizmi eleştirisinin öne çıkması dikkat çekiyordu.

Türkiye konuşuldu standları boştu
Türkiye en çok konuşulan ülkelerin başında geldi. Tutuklu gazeteci, yazar, akademisyen ve aydınların çokluğu Türkiye’nin gündem olmasını birlikte getirdi. Alman Yayıncılar Birliği ve birçok yayıncının düzenlediği etkinliklere katılan tanınmış yazar, gazeteci ve akademisyenler Türkiye’deki durumu masaya yatırdılar. Sadece Deniz Yücel’in de katıldığı üç toplantıya gösterilen izdiham düzeyindeki ilgi ve katılım bu konuya duyarlılığı gösteriyordu. Osman Kavala şahsında tüm tutuklu gazeteci, yazar, akademisyen ve politikacılara özgürlük talep eden ve Kültür Forum tarafından düzenlenen basın toplantısına, yazar Aslı Erdoğan, yazar Ragıp Zarakolu, gazeteci Can Dündar, Akın Birdal ve Alman Yayıncılar Birliği temsilcisi katıldı. Can Dündar’ın aldığı yoğun tehditler karşısında fuarda çok sayıda korumayla bulunması dikkat çeken başka bir görüntüydü.
Türkiye Kültür Bakanlığı tarafından açılan ulusal stand ve düzenlenen az sayıda söyleşi Türkiye’nin edebiyat ve kültür birikimini yansıtmadı. Troya Müzesi ile ilgili ve İlber Ortaylı’nın katıldığı söyleşi dışında hemen hiçbir aktivite yapılmaması, Türkiye edebiyatının önde gelen hemen hiçbir yazarın ve yayınevinin bulunmaması, sergilenen yayınların ağırlıklı olarak Osmanlı Tarihi, dini yayınlar ve turizmden ibaret olması ziyaretçilerin dikkatini çekiyor, tepkiyle karşılanıyor ve biraz da alay konusu yapılıyordu. Çocuk kitapları reyonunda dahi, çocuklara yönelik dini hatta Arapçaya çevrilmiş kitaplar sergilenirken, modern Türkiye edebiyatını temsil eden neredeyse hiçbir esere rastlanmıyordu. A7 yayınevi standında yeni kitabı „Sarı Zarf“ı serilemek üzere bulunan Akın Birdal’a „burada çok ayrıksı kalmışsınız“ diye takıldığımda, Birdal’ın hüzünlü tebessümü gelinen manzarayı ortaya koyuyordu.