Livaneli okurlarıyla buluştu

Ali Çarman/Stuttgart

Halkın mutluluğu ve özgürlüğü adına edebiyat ve sanat alanında gösterilen çabalar, yerelden evrenselliğe uzananlar açısında ülkemiz tarihi çok zengindir denebilinir. Nazım Hikmet, Sabahattin Ali, Yaşar Kemal, Aziz Nesin, Orhan Pamuk, Zülfü Livaneli ve daha niceleri..

Gerek müzik gereksede edebiyat alanındaki başarılarıyla büyük bir saygınlık kazanan Zülfü Livaneli Stuttgart’ta okurlarıyla buluştu.

Stuttgart Edebiyat Evi ile Türk Alman Forumunun birlikte organize ettiği okuma akşamına ilgi yoğun oldu. Şehrin merkezi salonlarında biri olan Hospitalhof tamamen dolarken, iki saat süren programı 400 kişilik salonda ayakta izleyenlerde vardı.

Almanya’da doğmuş ve burada okuyan çocuklardan oluşan Kırlangıçlar Çocuk Korosu’nun seslendirdiği; Bana bir şarkı söyle, Ey özgürlük parçaları dakikalarca alkış aldı. Çocukları büyük bir heyecanla dinleyen Zülfü Livaneli dayanamayarak çocukların arasına karışarak eşlik etti.

İnsanlığın geleceği olan çocukların o güzel kısa dinletisinin hemen ardında Zülfü Livaneli ve çevirmen/moderatör Dr. Şebnem Bahadır söyleşi için yerlerini aldılar.

Tiyatro oyuncusu Stefan Wancura Huzrsuzluk/Unruhe kitabının girişindeki kısa öyküyü almanca okurken salonda tam bir sessizlik hakimdi.ve Zülfü Livaneli aynı bölümü kendisine has o güzel sesi ile bu kez türkçe okudu. ‘‘Harese nedir, bilir misin? Develerin çölde çok sevdiği bir diken var. Deve dikeni yedikçe ağzı kanar. Tuzlu kanın tadı dikeninkiyle karışınca bu, devenin daha çok hoşuna gider. Kanadıkça yer, bir türlü kendi kanına doyamaz… Ortadoğu’nun âdeti budur, tarih boyunca birbirini öldürür ama aslında kendini öldürdüğünü anlamaz. Kendi kanının tadından sarhoş olur.Deminde söyledim, hırs, ihtiras,haris gibi kelimeler buradan gelir…‘‘

Livaneli’nin; Bu metaforda önemli olan Ortadoğuda halen insanların birbirlerini öldürüyor olmasıdır. Öyleki öldürme olayı geldi konsolosluklara kadar uzandı. Bayraklarında dahi kılıç var. Ortadoğuda öldürme çok acı verici bir tablo. Bilge insan İbn-i Haldun bunu kabile kavgası olarak tarif eder. Bu çok çok eski bir arap geleneği. Yeni kitabım yayınlandığı zaman Bilboardaki duyurusu hemen yasaklandı. Huzursuzluk ve Livaneli bir araya gelince tehlike olarak görüldü sözleri gülmelere neden oldu.

Doğu-Batı Tartışması

Edebiyat, sanat ve bilimde doğu-batı ayrıştırması yüzyillardır devam ede gelen bir tartışma. Huzursuzluk romanının konusu Mezapotamyanın göz bebeği ve güneşe vurgun insanların yaşadığı Mardin de geçer. Hal böyle olunca da ister istemez doğu/batı kıyaslamaları yapılmakta.

Livaneli bu bölümde bizler doğuya gittiğimizde batılı, batıya geldiğimizde ise doğulu olarak görülüyoruz. Bunun sebebi Osmanlıya kadar uzanıyor. Türk aydını ikisi arsında gidip geliyor. Daha çokta batının (Rus, Fransız, Alman, Amerika) etkisinde kalmakta. Bunu tabii ki kırmak isteyen oldu. Onlardan birisi büyük edebiyatçımız sevgili Yaşar Kemal’dir. Aslında dünyayı değiştiren sözlerin çıktığı yerdir Ortadoğu. Üç büyük dinin kitabları bu topraklarda çıktı. Sözün önemi büyüktür doğuda.. Şairlerin bu dünyadan olmadığı öbür dünyadan haber aldıkları olarak görüldüğü, Binbir gece masalları gibi yeri doldurulamaz masalları.. böyle güçlü bir gelenekten niye yararlanmayalım!

Kökleri derinde olan Yezidiler

Tarihleri boyunca soykırımlara maruz kalan bir halk olan Yezidiler sorununa ve gerçeklere dikkat çekmekte Huzursuzluk kitabı. Kuşkusuz, barbarlar sürüsü İŞİD terörüne inat Yezidilerin sesini duyurmak, onların yanında olmak çok önemli.

Zilfü Livaneli, toplantının sonlarına doğru bu kez Yezidiler sorununa değindi. Ne tesadüfdür ki geçtiğimiz günlerde Nadia Murad’a Nobel Barış ödülü verildi. Büyük bir cesaret gösterek zülme karşı direnen sevgili Nadia Murad ile Huzursuzluk kitabının kahramanı Meleknaz birbirlerine çok benzemekteler. Ancak yazmak ayrı, yaşamak ayrı! Yezidilerin başına gelenleri öğrenmeye yürek dayanamıyor. Kitabımın Almancaya çevrilmiş olması umarım bu konuya küçük bir katkı olur.

Büyük bir hevesle dinlenen toplantı, Kırlangıçlar Çocuk Korosunun okuduğu ‚Karlı kayın ormanında‘ parçasıyla son buldu. Ülkemizin yetiştirdiği büyük edebiyatçı ve sanatçı Zülfü Livaneli bir kez daha okurlarının, sevenlerinin yüreğine silinmez bir imza attı. Çok güzel bir etkinliğe katılma fırsatı bulanlar huzurlu ve mutlu bir şekilde evlerinin yolunu tuttular.