Koalisyon partileri yine kaybetti

Aziz Koçyiğit

Köln

Hessen Eyaleti’de yapılan seçimlerde büyükler yine kaybetti. Seçim sonuçları Federal düzeyde ciddi tartışmalara yol açarken Başbakan Merkel’in Aralık ayında yapılacak parti kongresinde yeniden genel başkanlığa aday olmayacağı açıklandı.

Geçtiğimiz yıl 24 Eylül’de yapılan Federal parlamento seçimlerinden sonra kurulan koalisyon hükümetini oluşturan Hristiyan Demokrat Parti (CDU) ve Sosyal Demokrat Parti (SPD) büyük oy kaybı yaşamıştı. İki hafta önce Bavyera Eyaleti’nde yapılan seçimlerde de Sosyal Demokrat Parti (SPD) ve CDU’nun kardei partisi Hristiyan Sosyal Partisi (CSU) yüzde 10’ar oy kaybına uğramıştı.

Pazar günü Hessen eyaletinde yapılan seçimlerde Başbakan Angela Merkel’in partisi CDU ve koalisyon ortağı SPD yine ağır yenilgiye uğradı.

Seçimlerde CDU sandıktan birinci parti olarak çıkmasına rağmen, yüzde 11,3 oy kaybederek yüzde 27’de kaldı. Yüzde 19,8 oy alan SPD ise beş yıl öncesine göre yüzde 10,9 oranında oy kaybetti.

Hessen’daki seçimlerin kazanını ise Yeşiller ile aşırı sağcı ve ırkçı Almanya için Alternatif Partisi (AfD) oldu. Oy oranını 8,7 puan artıran Yeşiller oyların yüzde 19,8’ini alırken AfD ise oylarını yüzde 13,1’e çıkardı. Oylarını 9 puan artıran AfD, bu sonuçla Almanya’nın 16 eyaletinde de parlamentoya girmeyi başarmış oldu.

Liberal Demokrat Parti (FDP) de 2,5 puan artış ile seçimleri yüzde 7,5 oy oranı ile tamamladı. Sol Parti de 1,1 puan artış ile oyların yüzde 6,3’ünü alarak parlamentoya girmeyi başardı.

Bu sonuçlara göre, eyaletteki CDU-Yeşiller koalisyonu toplam 69 sandalye ile kıl payı çoğunluğu sağlıyor. CDU-SPD veya SPD, Yeşiller ve FPD koalisyonları da aynı sandalye sayısına sahip bulunuyor. Seçenekler arasında CDU, Yeşiller ve FDP koalisyonu da yer alıyor.

SONUÇLAR ÜLKE SİYASETİNİ ETKİLEDİ

Bavyera’dan sonra Hessen eyaletinde yapılan seçimlerde de koalisyon partilerinin ciddi oranlarda oy kaybetmeleri, federal hükümetin de sorgulanmasına yol açıyor.

CDU Genel Sekreteri Annegret Kramp-Karrenbauer, bu iki eyalet seçimlerinde de koalisyon partilerinin oy kaybetmesini „seçmenlerin hoşnutsuzluğunun açık bir sonucu“ olarak değerlendirdi.

Muhalefetteki FPD’nin lideri Christian Lindner ise sonuçları „Merkel hükümeti açısından güvensizlik oyu“ olarak nitelendirdi.

Hessen eyaletinde CDU’nun Başbakan adayı Volker Bouffier liderliğinde bir koalisyon hükümeti kurulmasının Merkel’e zaman kazandırabileceği yorumları yapılıyor. Ancak bu yine de partisi CDU içinde Merkel’e karşı olanların susacağı anlamına gelmiyor.

MERKEL DÖNEMİ KAPANIYOR

Gün boyu gelen değerlendirmeler sürerken, Merkel’in CDU’nun Aralık ayı başında yapılacak kongresinde genel başkanlığa aday olmayacağı bilgisi gündeme oturdu. Bu açıklama Merkel’in partisindeki tartışma ve arayışların önümüzdeki günlerde artarak devam edeceği işaretini veriyor.

SPD yöneticileri, sonuçların ağır bir yenilgi olduğunu kabul ederken, Genel Başkan Andrea Nahles üzerindeki baskıyı da artırıyorlar. Başkan Nahles ise, federal hükümetin çalışmalarının eyalet seçimlerindeki sonuçları etkilediğine işaret ediyor.

Seçimden sonra yaptığı açıklamada, „SPD’de bazı şeylerin değişmesi gerekiyor“ diyen Nahles, SPD’nin hükümet politikası dışında hangi değerleri savunduğunu ortaya koyması gerektiğini vurguladı. „Hükümetin durumunun kabul edilebilir” olmadığını ifade eden Nahles, „Bu nedenle Birlik partilerinden (CDU/CSU) sonuç çıkarmasını ve partideki iç çatışmaların ve personel sorunlarının hızla çözülmesini“ istedi. Sosyal demokratlar içinde kualisyondan ayrılmayı savunanların sayısının arttığı ve seslerini daha yükselttikleri bildiriliyor.


Büyük partilerin çözümü yok

Sol Parti’den eyalet milletvekili seçilen DİDF YK üyesi Saadet Sönmez sorularımızı yanıtladı.

DİDF YK üyesi iken Sol Parti’den aday oldunuz ve seçildiniz. Sonuçları nasıl değerlendiriyorsunuz?

SPD ve özellikle de CDU’nun oy kaybetmesinin nedeni hem federal hem de eyalet düzeyinde işsizlik, eğitim, konut ve çevre sağlığı gibi öne çıkan sorunlarda doğru ve tatmin edici çözümler üretememelerinden kaynaklanıyor.

Yeşillerin oylarını ciddi bir şekilde artırmalarını neye bağlıyorsunuz?

Parti politikalarına baktığımızda çevre sorununa kalıcı ve emekçilerden yana politikalar göremediğimiz halde, halkta bir „çevreci parti“ algısı var. Dizel skandalı ve çevre sorunlarının giderek artması etkili oluyor diye düşünüyorum. Diğerlerinin kaybettiği oyların bir kısmı şimdilik onlara yönelmiş gözüküyor.

Siz de oylarınızı az da olsa artırdınız ancak daha çok Yeşiller ve ırkçılara kazançlı çıktı. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Program ve talepler açısından Sol Parti, diğer partilere göre halktan, emekçilerden yana olmasına rağmen bunun oya yansımamasının önemli nedenlerinden birinin kendi çalışmasındaki zayıflıklardan kaynaklandığını düşünüyorum. Göçmen ve mülteci sorunları üzerinden beslenen ve demogojik populist propagandalarla oy toplayan ırçılığın önüne geçmenin yolu da, ancak tabanla daha sıkı bağlar kurarak, onları daha iyi teşhir ederek aşılabilir diye düşünüyorum.