Büyük partiler nasıl oy kaybediyor?

Geçen yıl Eylül ayında yapılan genel seçimlerde tarihlerindeki en düşük oyu alan iki büyük parti CDU/CSU ve SPD’nin durumunda aradan bir yıl geçtikten sonra benzer yönde ilerliyor. Hessen ve Bavyera eyaletlerinde yapılan seçimlerde elde edilen sonuçlar, oy kaybının hızlanarak devam ettiğini gösteriyor. Özellikle de SPD açısından. Her iki eyalette de muhalefette olan SPD yüzde 10’dan fazla kaybetti. Bu durum eyalet çapında izlenen politikalardan bağımsız olarak SPD’nin halka umut veremediği anlamına geliyor. Son genel seçimlerde ancak yüzde 20 oy alan SPD’nin ülke genelindeki oy oranı yüzde 15-16’ya kadar gerilemiş durumda. CDU/CSU’nun ülke genelindeki oyu ise yüzde 25-27 arasında seyrediyor.

YEŞİLLER İKİSİNDEN DE OY ALARAK YÜKSELİYOR

Hessen ve Bavyera seçim sonuçları ayrıntılı olarak analiz edildiğinde, bu dönemin yükselen partisi Yeşiller, hem SPD hem de CDU/CSU’dan en fazla oy alan parti durumunda. Yeşiller, Hessen’de CDU’dan 108 bin, SPD’den 142 bin oy aldı. Aynı eyalette seçimlerin diğer kazanan partisi AfD ise CDU’dan 96 bin, SPD’den 39 bin oy aldı.

Muhafazakarlığıyla bilinen Bavyera eyaletinde de benzer bir durum söz konusu. Yeşiller partisi, CSU’dan 170 bin, SPD’den 200 bin yeni oy aldı. Aynı eyalette AfD SPD’den 30 bin, CSU’dan 160 bin oy aldı. Başka bir muhafazakar grup olan Hür Seçmenler (FW) de CSU’dan 160 bin oy aldı.

Bu tablodan yola çıkıldığında Yeşiller’in oy kaybeden iki büyük partiden en fazla oy alabilen parti konumunda geldiği görülüyor.

Bir diğer önemli bir ayrıntı da daha önce büyük partilere oy veren seçmenlerin azımsanmayacak bir bölümünün sandık başına gitmeye gerek görmemesi. Hessen’de her iki partinin 90 biner seçmeni bu sefer sandık başına girmedi. Bavyera’da ise CSU’nun 270 bin seçmeni sandık başına girmedi.

AfD HALEN PROTESTO PARTİSİ

Seçimlerin ortaya çıkardığı bir diğer önemli nokta ise sağ-polülist AfD’nin halen daha önce sandık başına gitmeyen seçmenlerden en fazla oy alan parti konumunda olması. Diğer partilere tepki duyarak sandık başına girmeyenler açısından, tepki olarak AfD’ye oy vermesi oyunun yüksek olmasının nedenleri arasında yer alıyor. Seçim sonuç analizlerine göre AfD Bavyera’da 170 bin, Hessen’de ise 32 bin daha önce sandık başına girmeyen seçmenin oyunu aldı. Yeşiller partisi ise daha önce sandık başına gitmeyenler açısından, Bavyera’da 140 bin, Hessen’de ise 25 bin oy topladı.

AfD’nin daha önce diğer ırkçı partilere oy verenlerin oyunu aldığı da bu analizlerde görülüyor. Hessen’de 52 bin, Bavyera’da 190 bin “diğerler”den oy aldı.

İki eyaletteki bu sonuçlar AfD’nin halen Almanya’da yerleşik partilere tepki duyarak sandık başına gitmeyen seçmenler için tercih eline bir adres olduğunu gösteriyor. Büyük partilerden azımsanmayacak sayıda seçmenin ise sandık başına gitmemesi, tepkinin yüksek olduğunu gösteriyor.

AfD EN FAZLA OYU İŞÇİLERDEN ALIYOR

Seçimlerin ortaya çıkardığı bir diğer önemli sonuç ise işçilerin önemli bir bölümünün halen AfD’ye oy vermeye devam etmesi. Genel seçimler sonrasında yapılan analizlerde AfD’nin işçilerin yüzde 22’sinden oy aldığı yönündeydi. Bu açıdan SPD ve Sol Parti’den daha fazla oy aldığı dikkat çekmişti. Aradan bir yıl geçmesinde rağmen tabloda fazla bir değişiklik yok. Bavyera analizlerine göre işçilerin yüzde 25’i AfD’ye, yüzde 30’u CSU’ya oy verdi. Bir zamanların “işçi partisi” olan SPD’nin aldığı oy oranı ise yüzde 9. Hessen eyaleti için yapılan analizlerde de işçilerin yüzde 24’ünün AfD’ye oy verdiği tespit edildi. SPD’nin aldığı oy oranı ise yüzde 22. Yani geçen seçimlere yöre yüzde 13 azalma meydana gelmiş.

Bu aynı zamanda SPD’nin hangi kesime yönelik politika yapması gerektiğini de gösteriyor. Irkçıların işçiler arasında var olan gelecek korkusunu kendi politikaları için suistimal ettiği gerçeği kendisini bir kez daha gösteriyor. Bu nedenle işçi sınıfı içerisinde sosyal adalet ve güvenli bir gelecek temelinde aydınlatma çalışması yapmak bugün her zamankinden daha büyük bir önem kazanmıştır. Bunun için de sendikalara büyük bir sorumluluk düşüyor. (YH)