Kadına yönelik şiddet Almanya’da da farklı değil

ZAHİDE YENTÜR / FRANKFURT

Normal bir ev, iki güzel çocuk ve anne dışarı çıktığında, mavi yara izlerini gizlemek için şal ve güneş gözlüğü taşıyor. Almanya’da istatistik bilgilere göre her dört kadından biri hayatında en az bir kez ev içi şiddete uğruyor.

İstatistiklerin söylemediği ise buna ilişkin duyulan utanma duygusu. Bir çok kadın için, eşinin şiddet uyguladığını açıklayıp şiddet koşullarından sıyrılmak zor. Ve devlet de şiddete uğrayan kadına yardımcı olmadığı için durum kadınlar için zorlaşıyor.

HER DÖRT KADINDAN BİRİ EŞİNDEN ŞİDDET GÖRÜYOR

Verena Schulemann (şiddet mağduru): Şiddete uğradığımda, bunu beklemiyordum. Çok şaşırdım. Evi terk etmek istiyordum. Bunun üzerine eşim, beni aldı ve yatağa fırlattı. O’na bunu istemediğimi ve gitmek istediğimi açık ve net söyledim. Bunun üzerine beni hırpaladı ve beni yatağa bastırdı. Direndim. Yüzüme vurdu ve korktum. Odayı terk etmek istedim. O, arkamdan geldi ve üzerime saldırdı, beni fırıldak gibi yere fırlattı, Bedenimin altında kalan bütün kemiklerim, kaslarım, sinirlerim hepsi ezildi.

FAİLLER EŞLER VEYA PARTNERLER

Faillerin yüzde 37’i eski eşler ve yüzde 63’ü erkek arkadaşlar ya da eşler.

Sonja L. (şiddet mağduru): Bu durumda insan kendisini bir kara deliğe düşmüş gibi hissediyor. İnsan kendisini kendi bedeninde tutuklu gibi hissediyor. Gerçekte bedenimde darbe almadığım hiç bir yer kalmamıştı. O beni dövmek istediğinde, mutfakta ya da oturma odasında ya da bahçede olmam O’nu hiç ilgilendirmiyordu. Bunların hiç biri O’nun için önemli değildi. Hemen hergün vuruyordu bana. Defalarca vuruyordu. Beni öldürmekle tehdit ediyordu. Bir keresinde, “seni öldürebilirim, çünkü benim malımsın” dedi. Bunu duyunca insan korkuyor, hem de çok. Başından itibaren çok korktum. O’nun hakkında suç duyurusunda bulunmadım. Daha sonra kadın sığınma evine gittim. Yerleri yoktu. Bugün yerimiz yok, eve gidin dediler. Onlara, eve gitmiyorum, eğer eve gidersem ölü bir kadınım. Yerde bile yatarım ama buradan dışarı çıkmam dedim. Bir gece koridorda uyudum. Ertesi gün başka bir kadın sığınma evinde yer bulundu. İlk gece hiç uyuyamadım. Heyecanlıydım ama kendimi güvende hissediyordum. (Kadın evinde geçirdiği 8 aydan sonra Sonja L. kendi evine taşındı.)

YARDIM ALMALARI KOLAY DEĞİL

Saskia Etzold Berlin Charite’de, şiddet mağdurların tedavi edildiği bölümün tıbbi yönetiminde yardımcı. O’na bu sene içerisinde binden fazla şiddet mağduru kadın geldi. Yani şiddet toplumun her kesiminde var, bazen açık bazen ise gizli: “Toplumun her kesiminden şiddet mağduru kadınlar geliyor. Eğitim olanaklarından faydalanamamış kadınlar, açık yaralarıyla geliyorlar. Gözlerinde ya da dizlerinde cilt altı kanamalarla geliyor kadınlar. Eğitim düzeyi yüksek kadınlarda ilk bakışta yara izleri görülmüyor. Ancak kadınlar soyunduklarında, örneğin göğüş kafeslerinde darbe izlerini görmek mümkün oluyor. Ve kadınlar ‚bilinçli olarak saçlarımın gizlediği kafama ya da giysilerimin gizlediği gövdeme vurdu‘ diye açıklıyorlar durumu.

Sosyal bağımlılıktan söz ediyoruz. Çünkü, kurban ve faillerin arkadaş çevreleri, sosyal ilişkileri aynı. Ekonomik bağımlılıktan söz ediyoruz. Ortak çocuklardan ya da ortak konuttan. Ve bu durumda şiddet mağdurunun, ‚şimdi ben gidiyorum‘ demesi çok kolay olmuyor. Söz konusu olan, ilk adımı atmak değil. Şiddet mağdurları, ilişki ağlarıyla birlikte bütün bir sistemi terk zorunda kalıyorlar.

Bir kadın şiddet içeren ilişkisini bitirmek istiyorsa, bir kadın evinde yer bulabilmek umuduyla danışma merkezine başvuruyor. Kadın evinde yer olmadığında başka bir eyalete çocuklarıyla birlikte gitmesi söz konusu oluyor. Bu durum kadınları zorluyor ve şiddet koşullarında yaşamaya devam ediyorlar.

KADIN EVLERİNDE YETERLİ YER YOK

Almanya’da 350 kadın sığınma evinde 6 bin yer var. En az 5 bin yere daha ihtiyaç var. Şiddet mağduru kadınlar için ihtiyaç duyduklarında bir kadın evinde yer bulamamaları trajedik sonuçlara yol açıyor”

Susanne Biskoping (Kadın evi yöneticisi): Geçen hafta 3 kadına hayır demek zorunda kaldık. Baden Württemberg’in sınırları içerisinde hiç bir kadın evinde boş yer yoktu. 2017 yılında bize başvuran 66 kadına yer olmadığı için hayır dedik. Kadınlara hayır demek çok zor.

Claudia Zwiebel (Kadın evi çalışanı): Burada hasta olup evimizde dinlememiz neredeyse imkansız. Bu durumda temizlik yapan personel bizim görevlerimizi üstlenmek zorunda kalıyor.

Şiddete karşı mücadelede İstanbul Anlaşmasını imzalayan Almanya, şiddet mağdurlarına gerekli desteği sunacak kadar finans kaynaklarını bu alana ayırmak zorunda!

Franziska Giffey (SPD Federal Kadın Bakanı): Bu alana ayırdığımız beş milyon Euro yeterli değil. Gelecek yıl bu miktar 30 milyona çıkacak. Elbette bu sorun sadece federal hükümetin sorunu değil. Eyaletler ve belediyeler de buna katılmak zorunda.

147 KADIN ŞİDDET SONUCU ÖLDÜ

Sadece 2016 yılında 82 bin kadın şiddete maruz kaldı ve hafif ya da şiddetli bedensel yaralar aldı. Şiddet mağduru kadınları polis de koruyamıyor. Bir çok eyalette polis memurları bu konuda yeterince bilgiye sahip değiller. Sadece geçen sene 147 şiddet mağduru kadın, uğradıkları şiddet sonucunda hayatlarını kaybettiler. Eşleri ya da erkek arkadaşları tarafından öldürüldüler.

(“Eşin, düşman olursa- Kadına karşı şiddete hayır” başlığı altında, 30 Ekim tarihinde ZDF Frontal’da yayımlanan programdan hazırlanmıştır.)