Tökezleme taşları ve faşizm

Selçuk Kozan

Almanya sokaklarında yürürken bir çoğumuz fark etmişizdir; üzerlerinde isimler yazılı ve özellikle evlerin kapı girişine döşenmiş altın sarısı renginde taşları…

Bir çoğumuz bu taşların anlamını bilmeyiz ya da merak edip bakma ihtiyacı duymayız. Çok uzak değil yakın bir tarihin en büyük barbarlığı ve insanlığın yaşadığı en büyük vahşet, katliam ve soykırım. Hitler faşizmi…

Hitler faşizmi tarafından milyonlarca Yahudi, komünist, sosyal demokrat, homoseksüel, Roman-Sinti (Çingeneler), savaş esiri Sovyet askerler, Hitler faşizmi tarafında toplama kamplarında işkenceyle, kurşuna dizilerek ve gaz odalarında katledildi.

Toplama kamplarında insanlar en ağır işkencelere ve acımasız deneylere tabi tutuldular. Geride kalanlar ömür boyu unutamadıkları bir dönemin acılarını yaşadılar. Kalanlar faşizmin acı yüzünü anlatmaya çalışırken hep zorlandılar. Yıllarca bu vahşet anlatıldı. Bu vahşete ilişkin binlerce yazı yazıldı, filmler çekildi.

Nazi döneminin vahşetini bir kez daha farklı bir yöntemle insanlara yeniden hatırlatmaya çalışan, faşizm ve insanlığın çektiği acıyla yeniden yüzleşmek, Yahudi soykırımına dikkat çekmek için Alman sanatçı Gunter Demnig tarafından yıllardır süren bir projeden bahsetmek istiyoruz.

Tökezleme taşları (Stolperstein)

Sanatçı Gunter Demnig kendi olanaklarıyla Almanya’da başlattığı bu proje zamanla büyüyerek Avrupa’nın bir çok ülkesinde hızla yayılarak sürüyor. Bu taşlarda, Nazi iktidarı döneminde Almanya ve Avrupa ülkelerinde katledilmiş başta Yahudiler olmak üzere komünistlerin, eşcinsellerin, Roma-Sintilerin… adları yazılı. Bu taşların üzerinde “BURADA OTURUYORDU” başlığı altında söz konusu kişinin doğum tarihi, ne zaman nereye sürüldüğü, nerede öldürüldüğü bilgileri yazıyor.

Dünyada ilk defa böyle bir projeye imza atan Gunter Demnig, ilk kez 1992’de izinsiz olarak Köln kentinde taşları yerleştirmeye başlar. Büyük ilgi çeken bu taşlar gündem olmaya başlar. 1994 yılında Antonier Kilisesi 250 taştan oluşan bir sergiye ev sahipliği yapar. Tökezleme taşlarının resmi olarak yerleştirilmesi ise ilk defa 1996 yılının 19 Haziran’ında Avusturya’nın Salzburg kentinde olmuş. Almanya’da ise ancak 2000 yılında, yine Köln kentinde belediyenin de desteğiyle yerleştirilmeye başlanan taşlar, bu tarihten sonra öyle çoğalmış ki kısa sürede büyük bir kampanyaya dönüşmüş. Şu anda Almanya’da 1.099 şehir ve kasabada olmak üzere, 23 Avrupa ülkesinde toplam 70 bin taş döşenmiş. Bu kampanya sürerken sanatçı Gunter Demnig çeşitli eleştirilere de maruz kalır. Bazı kesimler, bu taşlara basarken “İsimler ayaklar altında eziliyor ve hakarete uğruyorlar” eleştirisinde bulunur, ancak Demnig’in buna yanıtı: “Taşların üzerindeki yazıyı okumak için eğilenler, kurbanlar önünde eğiliyor. Tökezleme taşları belleklerde bir iz bırakıyor, böylece unutulmaya yüz tutmuş geçmişi taşlarla görünür kılmak istedim.” şeklinde olur.

Demnig bu kampanyayı okullara kadar taşımış durumda. “Nazi dönemine ilişkin tarihi pratik olarak bir proje üzerinden hatırlatmak önemlidir ve yeni kuşak faşizmin geride bıraktığı vahşeti bilmelidir” diyor.

Okullarda yapılan projelerle birlikte öğrenciler katledilmiş insanların hikayelerini araştırıp başkalarıyla paylaşıyorlar. “Bu onların geçmiş tarihi iyi anlamalarını sağlar ve tarihsel bilginin bu şekilde canlı ve somut bir şekilde aktarıldığını düşünüyorum.”

Demnig bu güne kadar okullarda ve çeşitli kurumların desteğiyle yüzlerce toplantı gerçekleştirmiş. Öğrenciler özellikle katledilmiş çocuklar üzerine filmler yapmaya başlamış.

Okullar ve belediyelerin desteğiyle toplu kampanyalar yapılarak, öğrenciler ve mahalle halkıyla toplu taşlar döşenmiş. Büyük ilgiyle karşılanan bu proje gittikçe büyük destek görmüş.

Projeye ırkçıların tepkisi

Almanya’nın başta ırkçı partisi AfD olmak üzere bir çok ırkçı grup bu taşların kaldırılmasını istiyor. Zaman zaman bu ırkçı gruplar tarafından taşlar tahrip ediliyor ya da yerinden sökülerek çalınıyor. AfD böyle bir soykırımın olmadığını iddia ederek, bu projenin durdurulmasını istiyor. Ve Demnig ırkçılar tarafından sürekli ölüm tehditleri alıyor.

Demnig bu projeye başlarken tüm maddi olanaklarını kullanarak yıllarca taşları döşemeye çalışmış. Fakat hayli külfetli olan bu proje için kampanyalar başlatmış. Sivil inisiyatiflere ve duyurabildiği tüm kesimlere çağrı yapmış. “Herkes bir taş satın alarak bu projeye katkı sunabilir” diyor.

Faşizmin yarattığı tahribat daha belleklerden silinmiş değil. Faşizm vahşetini hatırlatmak yetmiyor. Bugün dünyada ve özellikle Avrupa ülkelerinde ırkçı ve faşist hareketler hızla ve ciddi bir biçimde yükseliyor. Geçmişteki karanlığı yarın bir daha yaşamamak adına kaygı duyanlar bunun farkındalar. Özellikle Almanya’da ırkçı hareketlerin yükselişi karşısında gittikçe kitleselleşen karşıt eylemlere bakıldığında mücadele eğiliminin gittikçe artığını görebiliyoruz. Sadece Avrupa değil, dünyanın herhangi bir bölgesinde irili ufaklı savaşlar, etnik soykırımlar devam ediyor. Bu nedenle geçmiş acıları hatırlatmak gelecek kuşak açısında önemli ama sadece hatırlamak yetmiyor. “Faşizm bir daha asla” mesajının gerçekleşmesinin yolu her zaman olduğu gibi bugün de daha fazla mücadele etmekten geçiyor.