Uluslararası dayanışma mücadeleye güç katıyor

Ali Çarman/Stuttgart

Demokratik İşçi Dernekleri Federasyonu (DİDF) daveti üzerine bir dizi toplantıya katılmak, deney ve tecrübe alışverişinde bulunmak için Almanya’ya gelen sendikacılar ile Stuttgart sendika binasında bir toplantı gerçekleştirildi.

Güney Almanya’da temaslarda bulunan Tüm Bel Sen Yürütme Kurulu üyesi Satı Burubcu Çalı, Eğitim Sen Yönetim Kurulu üyesi İsmail Sağdıç, Deri Teks Yönetim Kurulu üyesi Makum Alagöz, Birleşik Metal Sendikasi’na başlı işyeri temsilcisi Sedat Sadak Stuttgart’ta ver.di (Birleşik Kamu Hizmetleri Sendikası) Baden Württemberg eyaleti kongresine katıldılar. 120 delegenin hazır bulunduğu sendika kongrede Satı Buruncu Çalı, mücadele yolunda kazanımlar elde etmek için uluslararası dayanışmanın önemine dikkat çeken bir konuşma yaptı. Bütün delegelerin ilgiyle dinleyip alkışladığı konuşma ver.di sendikasının eyalet kongresine ayrı bir renk kattı.

Sendikacılar heyeti daha sonra Sindelfingen’de bulunan Mercedes fabrikasını ziyaret ettiler. Mercedes işyeri işçi temsilcisi Oktay Güler’in karşıladığı Mercedes gezisi iki saat sürdü.

Aynı gün Alman Sendikalar Birliği (DGB) Stuttgart binasında bir toplantı gerçekleştirildi. İşçi ve sendika temsilcilerinin katıldığı toplantı Almanca ve Türkçe yapıldı. DİDF Stuttgart adına sendikacı Sidar Çarman kısa bir sunum yaparak sendikacılar buluşmasının açılış konuşmasını yapmak üzere sözü Ver.di Stuttgart Şubesi Başkanı Cuno Hagele’ye verdi. Mücadeleci özelliğiyle tanınan Cuno Hagele “Türkiye’de olup bitenleri, özgürlüklerin ayaklar altına alınmasını kaygıyla takip ediyoruz. Böyle bir süreçte sizleri ağırlamakta onur diyoruz” dedi.

Ver.di Baden Wüttenberg eyaleti başkanı Martin Gross, “Türkiye gibi bir ülkede sendikacı olmanın, örgütlenme çalımalar yapmaya saygı duymamak elde değil. Meslektaşlarımı cesaretlerinden dolayı kutluyorum” dedi.

DGB Güney Almanya Başkanı Bernhard Löffler ise, “Bizler Türkiye’de yaşananları çok iyi anlıyoruz. Zira bizim ülkemiz tarihinde 1933-1945 karanlık bir dönem bulunmaktadır. Zor ve nice acılara mal olsa da karanlık dönemin üstesinde gelinebildi. Demokrasilerde sendikaların ve örgütlenme çalışmalarının tehdit edilmesi kabul edilemez” diyerek delegeleri tek tek selamladı.

Mücadele engellere rağmen devam ediyor

Toplantının Türkiye bölümünde sözü ilk alan Eğitim Sen Genel Örgütlenme Sekreteri İsmail Sağdıç oldu. Sağdıç konuşmasını, ”OHAL kalktı lakin uygulamaları devam etmekte. Üyelerimiz görevden alınmakta, sürgün edilmekte. Barış isteyen akademisyenlerin işine son verilmesiyle bazı üniversitelerde eğitim verilmemekte. Hükümet resmen kendisine bağlı sendikaları güçlendirmek için her yola başvurmakta’ sözleriyle tamamladı.

Umutlu olmamız için çokça nedenimiz var. Daha üç gün önce binlerce kadın bütün tehditlere aldırış etmeden cesaretle sokağa çıkarak şiddete hayır, özgürlük ve eşitlik talep ettiler. Flormar işçilerinin direnişi 200 güne yaklaştı” diye söze başlayan Satı Buruncu Çalı; “Demokratik haklar, laiklik, Kürt sorununun demokratik çözümü için bizler üzerimize düşeni yapmaya çalışmaktayız. Burada bulunduğumu süre içinde sendikacılar buluşmasında ve yapılan sohbetlerde çok şey öğrendim” dedi.

Sorunlarımız ortak birlik olalım

Özelleştirmenin adı, taşeronlaştırmanın adı burada ayrı olabilir ama sonuçları aynı. Bunun için biz işçilerin mücadelesi birleşik ve ortak olmak zorundadır. Kapitalist sömürüye karşı bu bir zorunluluktur” diyen Metal İş işyeri temsilcisi Sedat Sadak’ın konuşması alkışlar aldı.

Türk-İş’e bağlı Deri-Teks yönetim kurulu üyesi Makum Alagöz ise, “Bizler buraya yalnızca bilgi alışverişinde bulunmak için gelmedik. Ülkemizde irili ufaklı 7200 Alman işletmesi var. Ve buralarda çalışan arkadaşlarımızın aldığı ücret 300 Euro’yu geçmiyor. Hugo Boss, Bosch, Mercedes.. daha ucuz işgücü ülkesi olduğu için Türkiye’deler. Yani sermaye sınıfı kendi çıkarlarını düşünmekte. Bizlerde kendi sınıfımız işçilerin menfaatini düşnerek kalıcı ilişkiler kurmak istiyoruz.” dedi.

Topşantı 3.havalimanı işçileri, İş çinayetleri, Metal fırtınası, Tariş, Cargill işçileri mücadelesi, sendikal mücadelenin önüne çıkarılan engeller, düşünce ifade özgürlüğü, kıskaca alınan muhalif basın konularının aktarıldığı toplantı sorular ve cevaplar ve DİDF’in yapmış olduğu önemli çalışmaya teşekkür edilerek geç vakitler sona erdi.